Avrupa Komisyonu heyeti 30 Haziran’da Türkiye’yi ziyaret edecek
Dışişleri kaynaklarına göre, AB’nin Kaja Kallas başkanlığındaki üst düzey heyeti 30 Haziran 2026’da Türkiye’de temaslarda bulunacak. Gündemde üyelik süreci, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize konuları yer alıyor.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta Kos ve İçişleri ve Göçten Sorumlu AB Komiseri Magnus Brunner, 30 Haziran 2026 tarihinde Türkiye’yi ziyaret edecek. Komisyon üyelerinin bu vesileyle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la bir araya gelmesi öngörülüyor.
Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos’un ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’la görüşmeler yapması planlanıyor.
Ziyaret, 1 Temmuz’da başlayacak İrlanda’nın AB Dönem Başkanlığı öncesine denk geliyor. Temasların, Türkiye-AB ilişkilerindeki yapıcı atmosferi güçlendirmesi ve ilişkilere yeniden ivme kazandırması bekleniyor.
Önceki temaslar kapsamında Kallas 24 Ocak 2025’te, Kos 6 Şubat 2026’da Türkiye’yi ziyaret etmişti. Brunner ise Türkiye-AB Göç ve Güvenlik Yüksek Düzeyli Diyaloğu’nun 3. toplantısına eş başkanlık etmek üzere 2 Temmuz 2025’te Türkiye’de bulunmuştu.
Diplomatik kaynaklara göre, Bakan Fidan’ın Komisyon üyeleriyle görüşmelerinde şu başlıkların ele alınması bekleniyor:
- Türkiye’nin AB’ye tam üyelik hedefinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda stratejik öncelik olmaya devam ettiğinin kayda geçirilmesi.
- Küresel sınamalar karşısında, aday ülke Türkiye ile AB ilişkilerinin ortak çıkarlar temelinde yapıcı bir yaklaşımla ilerletilmesinin vurgulanması.
- AB genişleme sürecinin adil ve liyakate dayalı yürütülmesi ve Türkiye’nin tüm süreç ve temaslara diğer aday ülkelerle eşit şekilde dahil edilmesi beklentisinin altının çizilmesi.
- Türkiye’nin AB üyeliğinin, Birliğin rekabet gücü, dayanıklılığı ve küresel etkinliği açısından stratejik kazanım olacağının ifade edilmesi.
- İkili ilişkilerdeki tıkanıklıkların aşılması amacıyla, Türkiye-AB ilişkilerini sınırlandıran 15 Temmuz 2019 tarihli AB Dış İlişkiler Konseyi kararlarının tamamen kaldırılması dahil somut adımlar beklentisinin dile getirilmesi.
- Çeşitli alanlardaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının yeniden başlatılmasından duyulan memnuniyetin belirtilmesi; siyasi, enerji ve ulaştırma başlıklarındaki diyaloglar ile Türkiye-AB Ortaklık Konseyi’nin en kısa sürede toplanmasının öneminin vurgulanması.
- İlişkilerin kapsamlı ve çok katmanlı kurumsal bir iş birliği çerçevesine oturtularak düzenli, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulması gereğine dikkat çekilmesi.
- Türkiye-AB ekonomik entegrasyonunun düzeyi hatırlatılarak, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik müzakerelerin gecikmeksizin başlatılmasının karşılıklı fayda sağlayacağının belirtilmesi.
- Türkiye’nin AB üretim zincirlerinin bir parçası olduğu dikkate alınarak, Türkiye menşeli ürünlerin “Avrupa Birliği menşeli” olarak değerlendirilmesinin önemine işaret edilmesi.
- Kademeli bütünleşme kapsamında Türkiye’nin Tek Avrupa Ödeme Alanı’na (SEPA) katılımına yönelik ilginin aktarılması.
- Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerine tamamen geri dönmesinin öneminin vurgulanması.
- Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da bağlantısallık alanında Türkiye ile AB arasında ikili ve bölgesel iş birliğinin ilerletilmesinin karşılıklı faydaları.
- Toplumlararası bağlar dikkate alınarak vize sorununun aşılması ve Vize Serbestisi Diyaloğu’nun tamamlanmasının önemi; 15 Temmuz 2025 tarihli Uygulama Kararı gibi kolaylaştırıcı tedbirlerin, Türk TIR sürücüleri dahil tüm kesimler için etkin şekilde hayata geçirilmesi beklentisi.
- Göç alanındaki iş birliğinin, adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde sahadaki yeni gerçeklere göre yeniden şekillendirilmesi gereği.
- Türkiye-AB ilişkilerinin artan stratejik önemi bağlamında, Akdeniz ve Karadeniz stratejileri kapsamında iş birliğinin güçlendirilmesi.
- Rusya-Ukrayna savaşı, Güney Kafkasya, Gazze ve Filistin’deki durum ile Suriye ve İran’daki gelişmeler başta olmak üzere, bölgesel meselelerin değerlendirilmesi ve barış ile istikrar için AB ile ortak atılabilecek adımların ele alınması.
- Düzenli ve eylem odaklı diyalog, eşgüdüm ve iş birliği ihtiyacının vurgulanması; teknik düzeyde bölgesel istişarelerin yeniden başlatılmasından duyulan memnuniyetin dile getirilmesi.
