Litvanya Başbakanı: Türkiye’nin Baltık güvenliğine katkısını takdir ediyoruz
Litvanya Başbakanı Inga Ruginiene, 7-8 Temmuz’daki Ankara Zirvesi öncesinde Türkiye’nin Baltık bölgesinin güvenliğine yönelik dayanışması ve katkısının takdir edildiğini belirterek NATO’da caydırıcılık için savunma harcamalarının ve kabiliyetlerin artırılması çağrısı yaptı.
Litvanya Başbakanı Inga Ruginiene, 7-8 Temmuz’da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde Türkiye’nin Baltık bölgesinin güvenliğine yönelik dayanışması ve katkısını “büyük takdirle” karşıladıklarını bildirdi.
Ruginiene, yazılı açıklamasında zirveden transatlantik birliğin ve müttefiklerin Washington Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine bağlılığının yeniden teyit edilmesini beklediklerini belirtti. Bu çerçevede güvenilir caydırıcılık ve savunma duruşu için savunma harcamalarının artırılması ve savunma kabiliyetlerinin, özellikle hava savunmasının güçlendirilmesinin önemini vurguladı.
Rusya’nın Avro-Atlantik güvenliği açısından uzun vadede en doğrudan tehdit olmaya devam ettiğini söyleyen Ruginiene, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın komşu ülkeler dahil Avrupa’daki güvenlik ortamını daha da kötüleştirdiğini ifade etti. Son dönemde Rusya ve Belarus kaynaklı insansız hava araçlarının Baltık hava sahasını ihlal ederek NATO’nun doğu kanadını etkilediğini kaydeden Ruginiene, bu ihlalleri kınadıklarını dile getirdi.
Litvanya’nın, Ankara Zirvesi’nde gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’inin savunmaya ayrılması hedefi doğrultusunda somut ilerleme sağlanmasını beklediğini aktaran Ruginiene, hava savunması başta olmak üzere kabiliyetlerin güçlendirilmesine öncelik verdiklerini söyledi.
“Savunma sanayisinin güçlendirilmesi, önceliklerimiz arasında yer alıyor. Müttefiklerin üretim kapasitesini artırması, inovasyonu hızlandırması ve maliyetleri kontrol altında tutması gerekiyor.” diyen Ruginiene, Ukrayna’nın sahadaki askeri ivmeyi lehine çevirdiği bir dönemde bu ülkenin savunma kapasitesine yönelik askeri desteğin sürdürülmesinin kritik olduğunu belirtti.
Ruginiene, “Mesajımız açık olmalı. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı, askeri yığınağı ve müttefiklere karşı yürüttüğü hibrit faaliyetler nedeniyle Avrupa’nın güvenlik ortamı köklü biçimde değişti. Bu yeni tehdit ortamına karşı savunma bütçelerinin artırılmasından başka seçenek yok. Güvenlik, kendiliğinden varlığını sürdürecek bir unsur olarak görülemez.” ifadesini kullandı.
Savunma harcamalarının ülkeler için yeni ekonomik ve ticari fırsatlar sunduğunu söyleyen Ruginiene, transatlantik bağın Avro-Atlantik güvenliğinin temel taşı olmaya devam ettiğini, ABD’nin rolünün değişse bile vazgeçilmez niteliğini koruduğunu vurguladı. NATO içinde “Avrupa ayağı” söyleminin bir ölçüde yanıltıcı olabileceğini belirten Ruginiene, tüm müttefiklerin harcama ve kabiliyet hedefleri dahil taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini, NATO’nun bütünleşik bir yapı olduğunu ve “güçlü müttefiklerin güçlü NATO” anlamına geldiğini ifade etti.
Litvanya’nın daha derin transatlantik işbirliği ve güçlü bir NATO’dan yana olduğunu yineleyen Ruginiene, İttifak içinde yük paylaşımının daha dengeli olmasına dair Amerikan tarafının kaygılarını paylaştıklarını söyledi. Uzun yıllar süren yetersiz yatırımların ardından Avrupa’nın savunma hazırlığını artırmaya yönelik adımlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, daha güçlü ve yetkin bir Avrupa’nın küresel ve transatlantik güvenliğe olumlu katkı sağlayacağını dile getirdi.
AB’nin savunma alanındaki girişimleri ve ulusal savunma harcamalarındaki artışlarla Avrupa’nın konvansiyonel askeri gücünün belirgin biçimde yükseleceğini kaydeden Ruginiene, bu sayede İttifakın dış tehditlere karşı daha güçlü caydırıcılık sağlayacak gerekli askeri kapasiteye kavuşacağını ifade etti.
Türkiye’ye ilişkin olarak Ruginiene, “Türkiye, güçlü askeri kabiliyetlere ve stratejik coğrafi konuma sahip önemli bir NATO müttefikidir. Türkiye’nin Baltık bölgesinin güvenliğine yönelik dayanışmasını ve katkısını büyük takdirle karşılıyoruz.” dedi. Güvenlik ortamının Rusya’nın askeri yığınağı ve müttefiklere yönelik hibrit faaliyetleri nedeniyle zorlaştığı bir dönemde birlik ve etkili işbirliğinin öneminin arttığını vurguladı.
Ruginiene, her müttefikin NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirmede, dayanıklılığı artırmada ve İttifakın konvansiyonel ya da hibrit nitelikteki tehditlere karşı hazırlığını sağlamada kritik rol oynadığını ifade etti.