Fidan: Erdoğan–Trump yakınlığı NATO’daki gerilimi azaltabilir
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki yakın ilişkinin ittifak içindeki görüş ayrılıklarını yumuşatmak için kullanılabileceğini söyledi. Zirvede savunma harcamaları, Ukrayna, İran ve Avrupa güvenliği öne çıkacak.
NATO liderleri 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanmaya hazırlanırken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki yakın ilişkinin ittifak içindeki gerilimleri azaltmak için değerlendirilebileceğini belirtti.
The New York Times’a konuşan Fidan, Türkiye’nin bu ilişkiyi yalnızca iki ülke arasındaki bağlar için değil, “tüm NATO ailesinin yararı” için kullanmak istediğini söyledi. Fidan, Trump açısından meselenin büyük ölçüde “güven ve dostluk” boyutuna dayandığını aktardı.
İttifakın 32 üyesinin liderlerini bir araya getirecek zirve; Avrupa ülkelerine savunma harcamalarını artırma çağrıları, ABD’nin NATO’daki rolüne ilişkin tartışmalar, İran’la bağlantılı gerilimler ve Ukrayna’ya destek başlıklarının gölgesinde yapılacak. Trump’ın NATO’ya yönelik eleştirileri ile Avrupa’daki Amerikan askerî varlığının gözden geçirilmesi ve bazı birliklerin çekilebileceğine dair açıklamaları, ittifak içinde belirsizlik yarattı.
Fidan, sert söylemlere karşın NATO’nun sahadaki varlığının ve güvenlik mimarisinin sürdüğünü vurguladı. Savunma bütçelerine dair teknik görüşmelerde büyük sorun beklemediğini belirterek pratikte değişimin sınırlı olacağını, kuvvetlerin sahada bulunduğunu ifade etti. Türkiye ve Avrupa’da NATO’nun önemine ilişkin genel bir mutabakat bulunduğunu, ittifakın gerekliliğinin tartışma konusu olmadığını dile getirdi.
Zirvenin ana başlıklarından birinin savunma bütçeleri olacağını söyleyen Fidan, NATO üyelerinin gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5’ini savunma ve bağlantılı alanlara ayırma hedefine yönelik ilerleme beklendiğini aktardı. Avrupalı liderlerin bu alanda sorumluluk üstlendiklerini göstermeye çalıştığını, Washington’ın ise Avrupa’nın güvenliğinde daha fazla yük paylaşımı ve ABD’ye bağımlılığın azaltılmasını istediğini belirtti.
Fidan, Avrupa Birliği içinde NATO’dan ayrı güvenlik yapılanmalarının tartışılmasını eleştirerek bunu ittifak için yapısal bir sorun olarak niteledi. Avrupa’nın güvenliğinde Türkiye’nin dışlanmaması gerektiğini, Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisinin parçası olduğunu ve Avrupa coğrafyasında ortak bir güvenlik platformu oluşturulmadıkça bölgenin kendini yeterince güvende hissedemeyeceğini söyledi.
İran bağlamında Fidan, ABD ile İran arasında geçen ay varılan mutabakatın kalıcı barışa dönüşmesi konusunda temkinli iyimser olduğunu belirtti. Ancak İran’ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin kurallar gibi kritik başlıkların sonraki müzakerelere bırakıldığını ifade etti.
Ukrayna savaşına ilişkin olarak Fidan, kısa süre önce Rusya’ya yaptığı ziyarette Devlet Başkanı Vladimir Putin dâhil üst düzey yetkililerle görüştüğünü aktardı. Türkiye’nin yeni barış görüşmelerine ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu ancak yakın vadede hızlı bir sürecin beklenmediğini söyledi. Rus tarafının görüşmelere hazır olduğu izlenimini edindiğini, buna karşın ilerleme için ABD’nin ağırlığının gerekli olduğunu vurguladı. Türkiye açısından belirleyici olanın her iki tarafta da barış için gerçek ve samimi bir iradenin görülmesi olduğunu kaydetti.