Erdoğan: Daha güçlü bir NATO için temeli Ankara’da attık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi sonrası yaptığı açıklamada, adil külfet paylaşımı ve Avrupa’lı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlendiği, askeri kapasitenin güçlendirileceği bir NATO için temelin Ankara’da atıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, “Avrupalı müttefiklerin sorumluluk üstleneceği, adil külfet paylaşımıyla askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği NATO’nun temellerini Ankara’da attık” dedi.
Erdoğan, zirveye tüm müttefiklerin lider düzeyinde katıldığını belirterek bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve Türk diplomasisinin saygınlığının göstergesi olarak değerlendirdi.
Türkiye’nin savunma harcamaları, askeri yetenekler ve savunma sanayii bakımından birçok müttefike kıyasla ileride olduğunu söyleyen Erdoğan, NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ettiklerini, ittifakın güneydoğu kanadının güvenliğinde Türkiye’nin uzun yıllardır kritik rol üstlendiğini ifade etti.
“İttifak bünyesindeki görevlerimizi her zaman layıkıyla yerine getirdik; gerektiğinde bedel ödedik” diyen Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin milli güvenliğe yönelik tehditleri kaynağında bertaraf edecek kabiliyete sahip olduğunu vurguladı. Kolektif savunmanın yeniden merkeze alındığı yeni dönemde adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını belirtti.
Erdoğan, Türkiye’nin kendi savaş uçağını, tankını ve gemilerini üreten; kendi hava savunma sistemlerini geliştiren az sayıdaki müttefikten biri olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimlerinin NATO’yu tamamlayıcı nitelikte olması ve gereksiz tekrarların önlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Erdoğan, NATO’ya üyelikle ittifaka yalnızca jeostratejik konumun değil, “2 bin yıllık savaş sanatının” tecrübesinin de kazandırıldığını ifade etti.

Konuya ilişkin bir başka başlıkta, İsrail’de yayımlanan analiz Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’nin savunma sanayisindeki kapasite, ihracat ve teslimat hızını öne çıkarırken, Avrupa’nın artan savunma ihtiyacında Türkiye’nin giderek daha belirleyici bir aktör haline geldiğini vurguluyor.