Wednesday, 22 July 2026 | İstanbul 24°
USD/TRY 38,42 EUR/TRY 41,87 ALTIN 3 240 BIST 100 10 740
SON DAKİKA
Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi CHP’den istifa etti; AKP’ye katılacağı iddia ediliyor Altın fiyatları salı gününe yükselişle başladı AFAD ve Kandilli: 21 Temmuz 2026’da 3.0 ve üzeri deprem kaydı yok Benzin ve motorinde zam sonrası 21 Temmuz 2026 akaryakıt fiyatları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kıbrıs’ta çözüm iki egemen devlet temelinde olmalı Uraloğlu: Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi ‘mavi vatan’da çıkarları koruyacak Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi CHP’den istifa etti; AKP’ye katılacağı iddia ediliyor Altın fiyatları salı gününe yükselişle başladı AFAD ve Kandilli: 21 Temmuz 2026’da 3.0 ve üzeri deprem kaydı yok Benzin ve motorinde zam sonrası 21 Temmuz 2026 akaryakıt fiyatları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kıbrıs’ta çözüm iki egemen devlet temelinde olmalı Uraloğlu: Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi ‘mavi vatan’da çıkarları koruyacak
Ana Sayfa / Dünya / Haber
DÜNYA 5 dk okuma

Netanyahu, Türkiye’ye F-35 olasılığı sonrası Trump’la görüştü

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı övmesi ve Türkiye’ye F-35 satışı konusunda olumlu sinyal vermesinin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump’la telefonla görüşerek Türkiye’ye ilişkin endişelerini iletti. İsrail basınına göre Netanyahu, ABD’de F-35 satışına muhalefeti güçlendirmeyi ve gerekirse Trump’la karşı karşıya gelebileceğini göstermeyi hedefliyor.

Kaynak: Karadeniz Tellalı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı övmesi ve Türkiye’nin talep ettiği F-35 savaş uçaklarına ilişkin olumlu açıklamalarda bulunmasının ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington’la temaslarını artırdı. Muhalefetin eleştirileri sürerken ve ülkede seçimler yaklaşırken Netanyahu, ABD Başkanı ile doğrudan temas kurdu.

Netanyahu’nun, Beyaz Saray’dan yüz yüze görüşme için randevu beklerken, Türkiye’ye F-35 satışının önünün açılabileceği ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılabileceği yönünde beklentilerin güçlenmesi üzerine önceki gece Trump’la telefon görüşmesi yaptığı bildirildi. İsrail Başbakanlık Ofisi, görüşmede ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, İsrail’in Lübnan’daki faaliyetleri ve bölgesel gelişmelerin ele alındığını açıkladı.

Basına yansıyan bilgilere göre Netanyahu, görüşmede Türkiye’ye ilişkin endişelerini Trump’a iletti; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresini, İsrail’in varlığını sorgulayan ve İsrail sınırları boyunca güvenlik bölgeleri kurulmasını savunan açıklamalar yapmakla suçladı. Netanyahu ayrıca İsrail’in bölgedeki askeri hava üstünlüğünün korunmasının öncelikleri arasında olduğunu vurguladı.

Netanyahu, Trump’ın Ankara’da bulunduğu ve NATO Zirvesi’nin toplandığı sırada ABD televizyonlarına çıkarak doğrudan mesajlar verdi. Türkiye’ye F-35 satışına karşı olduğunu açıkça dile getiren Netanyahu, “Gelişmiş F-35 savaş uçağını Türkiye’ye satmayın” ifadelerini kullandı.

İsrail basınında yer alan analizlerde, Netanyahu’nun ABD medyasına yaptığı bu çıkışın iki amaç taşıdığı yorumları yapıldı: Türkiye’ye F-35 satışına karşı çıkan lobilerin muhalefetini güçlendirmek ve iç kamuoyuna ile Washington’a, gerekirse Trump’la dahi karşı karşıya gelebileceğini göstermek. Trump, Ankara’ya gitmeden önce Axios’a “(Netanyahu’yla) iyi anlaşıyoruz. Kimin patron olduğunu biliyor” demişti. Jerusalem Post, Netanyahu’nun özellikle Trump’a yakın Fox News’te Erdoğan ve Türkiye aleyhine sert açıklamalar yaparak, aslında sınırlı ölçüde Trump’ın dış politikasını hedef aldığını yazdı.

İsrail ile ABD arasındaki İran dosyasında da sürtüşmeler yaşandığı belirtiliyor. Şubat ayında savaşın başladığı dönemde Tahran’a karşı ortak bir çizgi oluşturan iki ülke arasındaki ilişkiler, son aylarda Trump’ın İran’la ateşkese varma çabaları ve Netanyahu’nun Tahran’la çatışmayı sürdürme eğilimi nedeniyle gerildi. Trump’ın, Beyrut’a yönelik saldırının İran’la barışa yaklaşılan “özel bir günde” gerçekleşmemesi gerektiğini sosyal medyada dile getirdiği aktarıldı.

Wall Street Journal ve CNN International, İsrail’in Washington’la İran’ın, başta Trump olmak üzere “somut” bir suikast planı hazırladığına dair istihbarat paylaştığını bildirdi. İsrail’in Kanal 12 televizyonu ise iki üst düzey ABD’li yetkiliye dayanarak, söz konusu bilginin ayrıntılı ve doğrulanmış bir plan içermediğini öne sürdü. İsrail medyasında bu paylaşımın, Tel Aviv-Washington hattında yumuşama arayışı olarak da yorumlandığı belirtildi.

Bu arada, İsrail basını, Netanyahu’nun ABD’de yaşayan büyük oğlu Yair Netanyahu’nun ad ve soyadını resmen “Yonatan Hun” olarak değiştirdiğini yazdı. Haaretz’in 2026 yılı vergi kayıtlarına dayandırdığı habere göre kimlik numarası ve adres aynı kalırken değişiklik yalnızca isimde yapıldı. “Yonatan” adının, Netanyahu’nun 1976’da Entebbe baskınında ölen ağabeyi Yonatan Netanyahu’dan geldiği kaydedildi.

Bölgesel gerilim, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin hedef alındığı gerekçesiyle ABD’nin İran’a yönelik saldırılar başlatmasının ardından yeniden tırmandı. Beyaz Saray, Tahran’dan saldırıların “sistem içi hatalardan” kaynaklandığı yönünde açıklama geldiğini belirterek yeni şartlar sundu: İran’ın uranyuma ilişkin taleplerinin karşılanmaması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin serbest olacağı, saldırı düzenlenmeyeceği güvencesi. Beyaz Saray ayrıca İran’daki karışıklığın ülke içindeki güç mücadelesinden kaynaklandığını savundu. New York Times, ABD-İsrail ile İran arasında yeniden topyekûn savaşa dönülmesi olasılığının yüksek olduğuna dair analiz yayımladı.

Trump, “İran, görüşmeleri sürdürmemizi istedi; biz de bunu kabul ettik. Ancak ABD, kendilerine hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ateşkesin sona erdiğini bildirdi. İran beni öldürmek istiyor. Ölürsem İran ağır bombalanır” dedi.

ABD Hazine Bakanlığı, kamu kaynaklarıyla oluşturulan serveti ticari varlıklara aktararak kendisini ve İran yönetimini zenginleştirdiği öne sürülen İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ensari’nin yanı sıra İran bağlantılı bazı kişi ve kuruluşları yaptırım listesine aldığını duyurdu.

İran’da savaşın ilk günlerinde öldürülen dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in cenazesinin Meşhed’de toprağa verildiği, altı gün süren törenlere 40 milyondan fazla kişinin katıldığı öne sürüldü. İran devlet televizyonu, bunun “dünya tarihinin en kitlesel cenaze merasimi” olduğunu bildirdi.

Kaynak: Milliyet

Benzer bir gündem başlığında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da NATO Parlamenter Zirvesi kapsamında yaptığı konuşmada ittifak genelinde “Teksas’tan Ankara’ya uzanan” kesintisiz bir güvenlik ve savunma ağı oluşturulması çağrısı ile adil külfet paylaşımı ve savunma sanayi ticaretindeki engellerin kaldırılması talepleri öne çıkmıştı; söz konusu çerçeve Erdoğan’ın “Teksas’tan Ankara’ya uzanan” kesintisiz güvenlik ve savunma ağı çağrısı başlığında yer alıyor.

İlgili Haberler