Wednesday, 22 July 2026 | İstanbul 24°
USD/TRY 38,42 EUR/TRY 41,87 ALTIN 3 240 BIST 100 10 740
SON DAKİKA
Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi CHP’den istifa etti; AKP’ye katılacağı iddia ediliyor Altın fiyatları salı gününe yükselişle başladı AFAD ve Kandilli: 21 Temmuz 2026’da 3.0 ve üzeri deprem kaydı yok Benzin ve motorinde zam sonrası 21 Temmuz 2026 akaryakıt fiyatları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kıbrıs’ta çözüm iki egemen devlet temelinde olmalı Uraloğlu: Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi ‘mavi vatan’da çıkarları koruyacak Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi CHP’den istifa etti; AKP’ye katılacağı iddia ediliyor Altın fiyatları salı gününe yükselişle başladı AFAD ve Kandilli: 21 Temmuz 2026’da 3.0 ve üzeri deprem kaydı yok Benzin ve motorinde zam sonrası 21 Temmuz 2026 akaryakıt fiyatları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kıbrıs’ta çözüm iki egemen devlet temelinde olmalı Uraloğlu: Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi ‘mavi vatan’da çıkarları koruyacak
Ana Sayfa / Gündem / Haber
GÜNDEM 2 dk okuma

Prof. Dr. Osman Bektaş: Marmara depremi için tek bir büyük senaryoya odaklanmamalıyız

Jeoloji mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi’nde beklenen depreme ilişkin değerlendirmesinde, İstanbul için sık dile getirilen “7’nin üzerinde tek deprem” yaklaşımının tek seçenek olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Bektaş, farklı bilimsel modellerin birlikte ele alınması çağrısı yaptı.

Kaynak: Karadeniz Tellalı

Jeoloji mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi’nde beklenen olası depreme ilişkin yaptığı değerlendirmede, kamuoyunda yaygın biçimde dile getirilen “7’nin üzerinde tek deprem” senaryosunun tek bilimsel yaklaşım olarak kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.

Sosyal medya hesabından paylaştığı mesajlarda Bektaş, Marmara’daki deprem tehlikesinin tek bir modele indirgenemeyeceğini, farklı sismik senaryoların bilimsel zeminde tartışılmasının önem taşıdığını vurguladı.

Bektaş’a göre İstanbul için yapılan büyük deprem tahminlerinin önemli bir kısmı, Marmara Denizi altındaki fayın “tam kilitli” olduğu varsayımına dayanıyor. Bunun kesinleşmiş bir bilimsel gerçek değil, mevcut verilerle oluşturulmuş bir model olduğunu belirten Bektaş, Doğu Marmara ve Adalar Fayı’nın davranışına ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü ifade etti.

Deniz tabanındaki kalın ve suya doygun tortul tabakaların, fay hareketini izlemeye yönelik GPS, InSAR ve deniz tabanı akustik ölçümlerini etkileyebileceğini belirten Bektaş, bölgede tekrarlayan küçük depremlerin gözlenmemesinin de fayın tamamen kilitli olduğuna tek başına kanıt sayılamayacağını kaydetti.

Bektaş, Marmara’daki fayın tamamen kilitli olup olmadığının ya da “krip” olarak adlandırılan yavaş ve sürekli kayma ile gerilimi zaman içinde boşaltıp boşaltmadığının ortaya konmasının kritik önemde olduğunu dile getirdi.

Fayın “krip” davranışı göstermesi halinde, biriken enerjinin kademeli olarak boşalabileceğini ve bunun olası maksimum deprem büyüklüğü hesaplarını etkileyebileceğini belirten Bektaş, değerlendirmelerde tek bir senaryoya bağlı kalınmaması gerektiğini, farklı bilimsel modellerin birlikte ele alınmasının daha sağlıklı sonuç vereceğini ifade etti.

Konuya ilişkin bir başka başlıkta, Prof. Dr. Osman Bektaş’ın Marmara Denizi’ndeki uluslararası çalışmaların sonuçlarına dayanarak İstanbul için yıllardır dile getirilen 7,4’lük tek parça kırılma senaryosunun mevcut verilerle örtüşmediğini ve maksimum büyüklüğün 7’nin altında kalabileceğini belirten İstanbul’da beklenen depremin 7’nin altında kalabileceği değerlendirmesi yer alıyor.

İlgili Haberler