Perinçek: “NATO, F-35 ve S-400 tartışmaları üzerinden Türkiye’yi silahsızlandırmak istiyor”
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, F-35 programı ve S-400’lerin olası satışı üzerine yürüyen tartışmaları değerlendirerek NATO’nun Türkiye’yi silahsızlandırmayı hedeflediğini savundu; S-400’lerin elde tutulması ve Rusya-Çin-İran ile işbirliğinin güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türkiye’nin F-35 programına geri dönüşü ve S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü ülkelere satılmasına ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Ulusal Kanal’da yaptığı açıklamada Perinçek, “NATO, Türkiye’yi silahsızlandırmak istiyor” ifadelerini kullandı ve S-400’lerin elde tutulması gerektiğini söyledi.
Perinçek, Türkiye’ye yönelik tehdidin ABD, İsrail ve Yunanistan kaynaklı olduğunu öne sürerek, “F-35 ve Eurofighter gibi platformlar verildiğinde dahi bu silahların bu ülkelere karşı kullanılamayacağını” iddia etti. Katar örneğini anımsatan Perinçek, Batı menşeli sistemlerin müttefik ülkelere karşı fiilen devreye sokulamadığını savundu.
S-400’lerin satılmasına karşı çıktı
S-400’lerin Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere gönderileceği yönündeki iddiaları hatırlatan Perinçek, bu senaryonun Türkiye’yi zayıflatacağını ileri sürdü. “S-400’lerden vazgeçilmesi, ABD, Yunanistan ve İsrail’den geldiğini söylediği tehdide karşı caydırıcılığın zedelenmesi anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu.
“F-35 Türkiye için kullanılmayacak bir platform” iddiası
Perinçek, F-35’lerin Türkiye açısından “kullanılmamak üzere verilecek silah” niteliğinde olduğunu iddia ederek, bu tür sistemlerin Türkiye’yi Rusya ve İran’a karşı konumlandırma amacı taşıdığını savundu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin böyle bir plana teslim olmayacağını söyledi.
AK Parti ve MHP’ye eleştiriler
Perinçek, AK Parti’nin NATO ile uyumlu çizgisini eleştirdi; bu politikaların FETÖ ve muhalefet liderleri Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel’in tutumlarıyla örtüştüğünü öne sürdü. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’in NATO Zirvesi sonrasına ilişkin “Türkiye merkez ülke oldu” açıklamasını da hedef alarak, Türkiye’ye piyonluk rolü dayatıldığını iddia etti.
“Rusya-Çin-İran ile işbirliği” çağrısı
Perinçek, Türkiye’nin nükleer caydırıcılığa sahip müttefiklerle yakınlaşması gerektiğini belirterek, Rusya-Çin-İran ittifakını savundu. Doğu Akdeniz, Ege ve Meriç hattında ABD, İsrail ve Yunanistan’dan geldiğini söylediği baskılara dikkat çekti; NATO’nun bölgede yaptığı tatbikatları örnek gösterdiğini kaydetti.
İç siyaset ve “Üretim Devrimi” vurgusu
AK Parti’nin oy kaybı yaşadığını öne süren Perinçek, çözüm olarak “Üretim Devrimi” ve “Üreticilerin Milli Hükümeti” formülünü dile getirdi. NATO çizgisinin Filistin karşıtı sonuçlar doğuracağını savunarak, bu politikaların toplumdan destek görmeyeceğini iddia etti.
PKK ve bütünleşme tartışması
Perinçek, iktidarın terörle mücadele ve “bütünleşme” başlıklarında bocaladığını öne sürdü. Vatan Partisi’nin, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti ile bütünleşmeyi” beyan eden PKK mensuplarına yönelik şartlı bir af önerisi hazırladığını hatırlattı; mevcut yaklaşımın binlerce dosyayı çözmekte yetersiz kalacağını söyledi.
Perinçek, NATO’nun çözülmekte olduğunu iddia ederek, Türkiye’nin güvenlik ve ekonomi politikalarında Avrasya merkezli bir yönelime ihtiyaç duyduğunu savundu.

Konuya ilişkin bir başka başlıkta, Doğu Perinçek’in NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesine atılan imzanın Türkiye’yi değil AK Parti iktidarını bağladığını savunduğu; TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırıp gerekirse referandum yapılmasını önerdiği Perinçek’in NATO bildirgesine tepkisi ve referandum önerisi yer almıştı.