Efkan Ala: 15 Temmuz gecesi TÜRKSAT’a yönelik saldırı helikopterlere karşı engellendi
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında TÜRKSAT’a düzenlenen saldırıya karşı, ihalesi yapılmış ancak henüz teslim edilmemiş silahların fabrikadan hızla getirilerek bölgeye konuşlandırıldığını ve darbecilerin helikopterlerinin içeri girmesinin önlendiğini söyledi.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) televizyon yayınlarını kesmek için TÜRKSAT’ı hedef aldığını, buna karşı güvenlik tedbirlerinin hızla devreye sokulduğunu anlattı.
Ala, TÜRKSAT’a yönelik saldırıya ilişkin “Televizyonları ele geçirmek için TÜRKSAT’a saldırdılar. Orada bazı kardeşlerimizi şehit ettiler. İhalesi yapılıp satın alınmış ancak henüz teslim edilmemiş silahlar fabrikayla irtibat kurularak monte edilip birkaç parça halinde hızla getirildi; darbecilerin kullandığı helikopterlerin içeri girmesi engellendi” dedi.
Dönemin İçişleri Bakanı olarak ilk talimatının “silahla karşı durulması” olduğunu belirten Ala, emniyet birimlerine “asla kapıların açılmaması ve silahla karşılık verilmesi” yönünde talimat verdiklerini söyledi. Gölbaşı Özel Harekat Merkezi’ne yapılan saldırıda 51 polisin şehit olduğunu hatırlatan Ala, Güneydoğu’da görevli özel harekat polislerinin uçaklarla Ankara’ya sevki için dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile görüştüğünü ifade etti.
TRT’de sözde darbe bildirisinin okunmasının ardından Emniyet Genel Müdürü’ne “Gerekirse binayı yıkın, enkazın üzerinden yayın yapın” talimatını verdiğini aktaran Ala, TRT’nin emniyet tarafından kısa sürede kontrol altına alındığını söyledi. Ala, darbecilerin kullandığı askeri havaalanı pistlerinin bombalanması talimatının da verildiğini, böylece uçakların kaldırılamadığını dile getirdi.
Ala, valilerle sürekli temas halinde olduklarını, Bursa’da gözaltına alınan bir komutanın cebinden Türkiye genelinde sözde sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirilen isimlerin listesi çıktığını ve bu listenin valiliklerle paylaşılmasıyla gözaltıların gerçekleştirildiğini kaydetti.
Darbe girişiminin Türkiye’yi “uçurumun kenarından döndürdüğünü” savunan Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısının ve milletin desteğinin belirleyici olduğunu belirtti. 15 Temmuz sonrasında Milli Güvenlik Kurulu ve Yüksek Askeri Şura’nın yapısında değişiklikler yapıldığını, Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandığını hatırlatan Ala, bu reformların Türk Silahlı Kuvvetleri’ni güçlendirdiğini söyledi.
NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmesinde Ala, Türkiye’nin ev sahipliğindeki zirvenin ülkenin prestijini ortaya koyduğunu öne sürdü. Terörle mücadelede gelinen noktaya değinen Ala, demokratik adımların toplumsal desteği artırdığını, Türkiye’nin “terör prangasından” kurtulmasıyla 86 milyonun lehine bir iklim oluşacağını ifade etti.
Ala, Suriye ve Irak’taki gelişmelerle birlikte “Terörsüz Türkiye” hedefinin zamanında ve doğru bir proje olduğunu savunarak, FETÖ başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadelenin kurumsal tedbirlerle sürdürüleceğini söyledi. Medyanın 15 Temmuz gecesi sergilediği tutuma da atıf yapan Ala, o gecenin ardından demokrasiyi ortadan kaldırmaya kimsenin cesaret edemeyeceği bir iklim oluştuğunu dile getirdi.

Benzer bir gündem başlığında, İstanbul’da 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında minarelerden sela okuyan din görevlilerinin çağrıların halkı meydanlara yönlendirdiğini belirtip o gece yaşadıklarını paylaştıkları İstanbul’da sela okuyan din görevlilerinin anlatımları yer alıyor.