Thursday, 23 July 2026 | İstanbul 24°
USD/TRY 38,42 EUR/TRY 41,87 ALTIN 3 240 BIST 100 10 740
SON DAKİKA
Datça açıklarında İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma deniz mayını imha edildi Borsa İstanbul günü yükselişle kapattı Eurasia Review analizi: Türkiye’nin NATO’daki rolü ve gelecek 10 yıla dair öngörüler CHP’de 4 il teşkilatı feshedildi, 5 ile yeni başkan atandı Bodrum Türkbükü’nde deniz tabanından yaklaşık 650 kilo atık çıkarıldı Yunanistan’ın Ege adalarında kuraklık: Yedi adada OHAL, su kısıtlamaları devrede Datça açıklarında İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma deniz mayını imha edildi Borsa İstanbul günü yükselişle kapattı Eurasia Review analizi: Türkiye’nin NATO’daki rolü ve gelecek 10 yıla dair öngörüler CHP’de 4 il teşkilatı feshedildi, 5 ile yeni başkan atandı Bodrum Türkbükü’nde deniz tabanından yaklaşık 650 kilo atık çıkarıldı Yunanistan’ın Ege adalarında kuraklık: Yedi adada OHAL, su kısıtlamaları devrede
Ana Sayfa / Dünya / Haber
DÜNYA 3 dk okuma

Eski Yunan Genelkurmay Başkanı: Yunanistan’ın F-35 süreci 2017’de başladı; Türkiye için ‘KAAN’ iddiası

Yunanistan’ın eski Genelkurmay Başkanı Hristos Hristodulu, ülkesinin F-35 sürecinin 2017’de başladığını söyledi. Hristodulu, Türkiye’nin ABD’de bekletilen F-35’leri KAAN programı için incelemek istediğini öne sürdü ve NATO’nun yeniden yapılanmasında Ankara’nın iki kritik karargah kazandığını iddia etti.

Kaynak: Karadeniz Tellalı

Yunanistan’ın eski Genelkurmay Başkanı ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı Hristos Hristodulu, Action24 televizyonunda yaptığı değerlendirmelerde, ülkesinin F-35 savaş uçağı programına yönelik sürecin kamuoyunda bilindiğinden önce başladığını belirtti. Hristodulu, Türkiye’nin F-35 programı, milli muharip uçak projesi KAAN ve NATO’nun yeniden yapılanması hakkında da çeşitli iddialarda bulundu.

Hristodulu, 7 Şubat 2017 tarihli resmi bir yazışmaya atıf yaparak Yunanistan’ın ABD makamlarından F-35’ler için maliyet, kullanılabilirlik ve teknik analiz talep ettiğini söyledi. Talepte, 20 uçaktan oluşacak ilk filonun kurulması, başlangıç lojistik desteği ve Yunan savunma sanayisinin programa dahil edilme imkanlarının araştırılmasının yer aldığını aktardı. Eski komutan, 20 Nisan 2017’de F-35’in kabiliyetlerine ilişkin daha kapsamlı teknik bilgi talebinin de iletildiğini, F-35 sürecini F-16 modernizasyonuyla eşzamanlı başlattığını ifade etti.

2017’de dönemin Başbakanı Aleksis Çipras’ın ABD Başkanı Donald Trump ile temasları öncesinde F-35 ve F-16 programlarına ilişkin teknik dosyaları hazırladığını söyleyen Hristodulu, Trump’ın ziyaret sırasında yaptığı bazı açıklamaların programın teknik gerçekleriyle örtüşmediğini savundu. Trump’ın Yunanistan’ın F-16 programı için 2,4 milyar dolar harcayacağı, programı Boeing’in yürüteceği ve uçakların ABD’de üretileceği yönündeki ifadelerini örnek vererek bu beyanların teknik ayrıntıları yansıtmadığını ileri sürdü.

NATO’nun Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında hızlanan yeniden yapılanma sürecine değinen Hristodulu, ABD’nin ağırlığını kademeli olarak Pasifik’e kaydırdığını, Avrupa’daki bazı görevlerin müttefiklere devredildiğini belirtti. Bu çerçevede Türkiye’nin iki kritik NATO karargahını bünyesine kattığını, bunlardan birinin Karadeniz’e, diğerinin Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi’ne odaklandığını iddia etti. 7-8 Temmuz’da Ankara’da yaşanan gelişmelerin bu bağlamda “son derece ciddi” olduğunu söyledi.

Hristodulu, Türkiye’nin ABD’de bekletilen kendisine ait altı F-35 savaş uçağını geri almak istediğini, ancak bu talebin operasyonel kullanım amacından ziyade KAAN programına teknik katkı sağlamak amacıyla olduğunu öne sürdü. İddiasına göre Ankara, uçakları inceleyerek yazılım ve sistem geliştirmelerinde faydalanmayı hedefliyor.

1998-1999 döneminde ABD’nin hem Türkiye’ye hem de Yunanistan’a F-35 programına katılım teklif ettiğinin hatırlatılması üzerine Hristodulu, Atina’nın o yıllarda Avrupa merkezli savunma yaklaşımı nedeniyle Eurofighter seçeneğine yöneldiğini söyledi ve bu tercihi “tarihi bir hata” olarak nitelendirdi. O dönemde görevde olsaydı F-35 projesinde ısrarcı olacağını ifade etti.

Kaynak: Milliyet

Benzer bir gündem başlığında, bakanlık kaynaklarına dayanan bilgilere göre Türkiye’nin 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ittifaka yaklaşık 3 bin personel ile, KFOR’dan Deniz Muhafızı’na ve entegre hava ve füze savunmasına uzanan sorumluluklar üzerinden katkı sunduğunu aktaran NATO güvenlik mimarisinde Türkiye’nin kilit konumu haberi, bölgesel savunma tartışmalarının bağlamını tamamlıyor.

İlgili Haberler