AKP kulislerinde operasyon kaygısı: “Siyasi algı” ve sandık etkisi tartışılıyor
CHP’li belediyelere yönelik art arda yapılan operasyonlar ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanması sonrası AKP kulislerinde, kamuoyunda oluşan “siyasi operasyon” algısının partiye zarar verebileceği değerlendirmeleri öne çıktı.
CHP’li belediyelere yönelik son dönemde peş peşe yürütülen operasyonlar ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanması, AKP kulislerinde tartışma yarattı. Bazı AKP’li milletvekilleri, süreçlerin hukuki boyutundan çok kamuoyunda oluşan “siyasi operasyon” algısının partiye zarar verdiğini ve bunun seçimlere olumsuz yansıyabileceğini söylüyor.
Sahadaki gözlemlere göre seçmenin önemli bir bölümü belediyelere yönelik adımları yolsuzluk soruşturması olarak değil, siyasi bir süreç olarak değerlendiriyor. AKP’li isimler, seçmenlerden en sık gelen sorunun “Suç varsa yargılansın ama neden sürekli muhalefet belediyeleri hedef alınıyor?” şeklinde olduğunu aktarıyor.
Parti içinde, operasyonların CHP’yi yıpratmak yerine “mağduriyet” algısını güçlendirdiği ve beklenen siyasi etkinin oluşmadığı görüşleri dile getiriliyor. Her yeni dosyanın muhalefetin “yargı siyasallaştı” söylemini güçlendirdiği, kamuoyunda ise dosyaların içeriğinden çok zamanlamanın tartışıldığı belirtiliyor.
Kulislerde bir diğer eleştiri, bu gündemin ekonomiyi gölgelemesi. Bazı milletvekilleri, seçmenin asıl önceliklerinin hayat pahalılığı, kira ve enflasyon olduğunu; belediye operasyonlarının ise yeni bir polemik başlığı yarattığını ifade ediyor. AKP’li kurmaylar, vatandaşın pazarı, mutfağı ve geçim sıkıntısını konuşmak istediğini, bu nedenle operasyon tartışmalarının siyasi açıdan partiye artı getirmediğini belirtiyor.
Bazı AKP’li isimler, kamuoyunun önemli bir kesiminin belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarına ikna olmadığını; operasyonların siyasi nitelikte görüldüğünü ve bunun siyasi maliyetinin iktidara yüklendiğini savunuyor. Parti içindeki değerlendirmelerde, soruşturmaların sağlam bir hukuki zeminde yürütülmesinin önemi vurgulanırken, ortaya çıkan siyasi tablonun kapsamlı biçimde analiz edilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Benzer bir gündem başlığında, mahkeme kararıyla göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi sonrası CHP’de milletvekillerine yönelik ihraç iddialarının arttığı; yönetimin disiplin sürecini “arınma” ve kurumsal kimliği koruma gerekçesiyle savunduğu, Özgür Özel kanadının ise süreci kriter eksikliği ve parti içi güç mücadelesi olarak değerlendirdiği aktarılıyor.