Wednesday, 7 October 2026 | İstanbul 24°
USD/TRY 38,42 ▲ EUR/TRY 41,87 ▲ ALTIN 3 240 ▼ BIST 100 10 740 ▲
SON DAKİKA
Çiftçi: DOLUNAY ile dolandırıcılık ihbarlarına 18 dakikada müdahale hedefi TBMM’de AKP’li Hacıoğulları İzmir Marşı’nı mırıldandı; muhalefetten tepki ABD’de en etkili 100 Türk açıklandı: Nobel’den NBA’e, Wall Street’ten Silikon Vadisi’ne Bakan Akın Gürlek, TDT toplantısında Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistanlı mevkidaşlarıyla görüştü Mudanya’da yıkım kararı gerginliği: Ev sahibi benzin bidonuyla çatıya çıktı Öztrak’tan Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişine tepki Çiftçi: DOLUNAY ile dolandırıcılık ihbarlarına 18 dakikada müdahale hedefi TBMM’de AKP’li Hacıoğulları İzmir Marşı’nı mırıldandı; muhalefetten tepki ABD’de en etkili 100 Türk açıklandı: Nobel’den NBA’e, Wall Street’ten Silikon Vadisi’ne Bakan Akın Gürlek, TDT toplantısında Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistanlı mevkidaşlarıyla görüştü Mudanya’da yıkım kararı gerginliği: Ev sahibi benzin bidonuyla çatıya çıktı Öztrak’tan Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişine tepki
Ana Sayfa / Dünya / Haber
DÜNYA 3 dk okuma

Zarean: Hizbullah askeri kapasitesini koruyor

Nur Düşünce Enstitüsü Başkanı Ahmed Zarean, Hizbullah-İsrail gerilimine ilişkin değerlendirmesinde, örgütün askeri kapasitesini koruduğunu ve İsrail’in Lübnan’daki hedeflerinin gücü zayıflatma ile güneyden nüfus çıkarma olduğunu söyledi.

Kaynak: Karadeniz Tellalı

Nur Düşünce Enstitüsü Başkanı Ahmed Zarean, basın mensuplarıyla yaptığı değerlendirmede Hizbullah-İsrail çatışmalarının seyrine ilişkin görüşlerini paylaştı. Zarean, Hizbullah’ın Aksa Tufanı operasyonunun ertesi gününden itibaren Gazze’ye destek amacıyla “isnad savaşı” olarak nitelendirdiği bir cephe açtığını belirtti.

Zarean’a göre bu yeni cephe, İsrail’in askeri gücünü bölmeye zorladı ve işgal altındaki toprakların kuzeyinde güvenliği olumsuz etkiledi. Bu süreçte 100 binden fazla İsraillinin yerinden edildiğini ifade etti.

Zarean, Hizbullah komutanlarına yönelik suikastlar, çağrı cihazı patlamaları ile Seyyid Hasan Nasrallah, Seyyid Haşim Safiyuddin ve diğer komutanların öldürülmesinin ardından çatışmaların daha şiddetli bir aşamaya geçtiğini savundu. Aynı çerçevede “savaşın 66 gün sürdüğünü ve güney Lübnan’ın bir bölümünün İsrail tarafından işgal edildiğini” söyledi. Zarean, dış arabuluculukla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararı temelinde ateşkes sağlandığını, ancak İsrail’in o tarihten bu yana ateşkesi 10 binden fazla kez ihlal ettiğini iddia etti.

İsrail’in “hareket serbestisi” olarak adlandırdığı stratejiye de değinen Zarean, Tel Aviv’in tehdit gördüğü hedeflere her zaman ve her yerde saldırma hakkını kendinde gördüğünü, ateşkes sonrası Lübnan’a yönelik saldırıların da bu çerçevede gerçekleştiğini söyledi.

Zarean, ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaşı başlatmasının ve İran İslam Cumhuriyeti Lideri’nin şehit olduğunun açıklanmasının ardından Hizbullah’ın çatışmaya dahil olduğunu belirtti. Buna, inançsal motivasyonun yanı sıra ateşkes ihlallerine karşılık verme hedefinin de etki ettiğini ifade etti.

Zarean’a göre Hizbullah’ın sahadaki varlığı operasyonel açıdan etkili oldu; İsrail hava gücünün yaklaşık yüzde 20’si Lübnan cephesine yöneldi ve bu durum İsrail’in hava kapasitesini İran’a karşı tam kullanmasını engelledi. Zarean, Tahran’ın ateşkes için Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların durdurulmasını gündeme getirdiğini, ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bunu kabul etmediğini söyledi.

İsrail’in Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine yönelik saldırısını İran açısından “kırmızı çizgi” olarak nitelendiren Zarean, bunun ardından İran’ın işgal altındaki bölgelere karşı “Nasr” adlı füze operasyonu düzenlediğini ve bunun caydırıcılık oluşturduğunu ileri sürdü. Zarean, bu operasyon sonrası İsrail’in Dahiye’ye yeniden saldırmadığını söyledi.

Zarean, İsrail’in Lübnan’daki temel hedeflerini, Hizbullah’ın askeri kapasitesini zayıflatmak, operasyonel gücünü etkisizleştirmek ve güney Lübnan’daki nüfusu bölgeden çıkarmak şeklinde sıraladı. İsrail’in altyapıları, evleri, köyleri ve tarım arazilerini sistematik biçimde tahrip ettiğini, bölgenin tarımsal üretim kapasitesinin ortadan kaldırılarak yaşanamaz hale getirilmeye çalışıldığını savundu. Zarean, tüm bu gelişmelere rağmen Hizbullah’ın askeri kapasitesini koruduğunu ifade etti.

Kaynak: Aydınlık

Benzer bir gündem başlığında, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Al Jazeera’ya verdiği röportajda Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması konusunda arabuluculuk yaptığı; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD nezdinde devreye girdiği ve ABD Başkanı Donald Trump’ın sürece önemli katkı sağladığı yönündeki Suriye yaptırımları sürecine ilişkin açıklamalar, bölgesel diplomasiye dair tamamlayıcı bir bağlam sunuyor.

İlgili Haberler