Taşkent’te Türk Dünyası Diyalogları serisinin üçüncü paneli yapıldı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” panel serisinin üçüncüsü Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirildi. Etkinlik, 29-30 Ekim’de Ankara’da yapılacak TDT 13. Zirvesi öncesi işbirliği ve ortak vizyona odaklandı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” panel serisinin üçüncüsü Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yapıldı. İlk iki etkinlik Astana ve Bakü’de gerçekleştirilmişti. Seri, 29-30 Ekim’de Ankara’da toplanacak Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde üye ve gözlemci ülkelerde sürdürülüyor.
Açılışta Özbekistan Ali Meclisi Senatosu Birinci Başkan Yardımcısı ve Dünya Ekonomisi ve Diplomasi Üniversitesi (JIDU) Rektörü Prof. Dr. Sadık Safayev ile Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş konuştu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, katılımcılara video mesajla hitap etti.
Duran, TDT’nin uluslararası işbirliğine açık vizyonuna dikkat çekerek, Türk dünyasında ulaştırma, enerji, ticaret ve dijital ekonomi alanlarında geliştirilen ortaklıkların önemini vurguladı. Artan jeopolitik rekabet karşısında dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Duran, ortak tarih ve kültürün bu işbirliğine yön verdiğini ifade etti. Medya ve iletişim alanında dezenformasyon, nefret söylemi ve dijital manipülasyona karşı ortak mekanizmalar geliştirilmesi çağrısı yaptı.
Panel, Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Konuşmacılar arasında Özbekistan Cumhurbaşkanı Dış Politika Danışmanı Yardımcısı ve Orta Asya Uluslararası Enstitüsü (IICA) Direktörü Büyükelçi Cavlon Vahabov, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Fırat Purtaş ve JIDU Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uluğbek Hasanov yer aldı.
Oturumlarda, Türk dünyasında siyasi, ekonomik, akademik ve toplumsal bağların güçlendirilmesi; TDT çerçevesindeki işbirliğinin somut ve sürdürülebilir alanlara taşınması ele alındı. Ulaştırma, enerji, teknoloji, ticaret ve yatırımların geliştirilmesi ile üniversiteler, gençler ve düşünce kuruluşları arasındaki etkileşimin artırılmasının önemi vurgulandı. Ortak tarih ve kültür temelinde kamu diplomasisinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar ile kalkınmaya katkının artırılması gerektiği belirtildi.
Özhan, küresel belirsizliklerin ve güvenlik risklerinin arttığı dönemde bölgesel işbirliği ve çok taraflılığın önem kazandığını ifade etti. Kamuoylarının doğru ve zamanında bilgilendirilmesinin, ortak anlatının güçlenmesine katkı sunduğunu söyledi.
Vahabov, TDT kapsamındaki işbirliğinin ekonomik bağları derinleştirmeye, ulaştırma ve altyapı bağlantılarını güçlendirmeye, teknoloji ve tecrübe paylaşımını artırmaya odaklanması gerektiğini dile getirdi. KOBİ’lerin teknolojik kapasitesinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, enerji altyapısının modernizasyonu ve düşünce kuruluşları arasında işbirliğinin öncelikli alanlar olduğunu kaydetti. İşbirliğinin, yeni istihdam, artan verimlilik ve yaşam standartlarında iyileşme gibi somut sonuçlar üretmesi gerektiğini vurguladı.
Karasar, işbirliğinin yalnızca ortak tarih ve kültürel bağlara dayanmakla kalmayıp somut çıktılar üretmesi gerektiğini belirterek, başarının toplantı sayısıyla değil uygulama kapasitesiyle ölçülmesi gerektiğini söyledi. Siber güvenlik, afetler, enerji ve tedarik zincirlerinde ortak dayanıklılık yaklaşımına ihtiyaç olduğuna işaret etti. Orta Koridor’un değerinin transit gelirle sınırlı görülmemesi, ulaştırma bağlantılarının bölge içi üretim, yatırım ve istihdamı destekleyecek şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Farklı dış politika tercihlerinin güçlü işbirliğine engel olmadığını, çeşitliliğe saygı temelinde birlikte sonuç üretilebileceğini belirtti.
Purtaş, 1992’deki ilk Türk Dünyası Zirvesi’nden bu yana ilişkilerin kurumsal ve ekonomik açıdan önemli ölçüde geliştiğini söyledi. Türkiye-Özbekistan ticaret hacminin kısa vadede 5 milyar, orta vadede 10 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Ekonomik entegrasyonun yanında akademik ve gençlik etkileşiminin güçlendirilmesinin de gelecek açısından kritik olduğunu vurguladı.
Hasanov, etkinliğin üniversite bünyesinde yapılmasının genç araştırmacı ve öğrenciler için sembolik önem taşıdığını belirtti. Üniversitede Türk dünyasının tarihsel ilişkileri ile ekonomi, toplum, ulaştırma ve teknoloji alanlarındaki işbirliklerine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü anlattı. TDT çerçevesinde geliştirilen yatırım, lojistik ve teknoloji projelerinin yalnızca Özbekistan değil, Orta Asya ve Hazar bölgesi için de fırsatlar sunduğunu kaydetti. Türkiye ile Orta Asya arasındaki ilişkilerin kardeşlik temelinde ilerlediğini, bu bağların güçlendirilmesinin önemini vurguladı.
Etkinliğin ikinci bölümünde Taşkent’te görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelinerek, Ankara’da düzenlenecek TDT 13. Zirvesi’nin siyasi, ekonomik ve kurumsal bütünleşme açısından önemi; üye ülkeler arasında ulaştırma, güvenlik ve dış politikadaki işbirliğinin seyri değerlendirildi. Yükseköğretimde öğrenci ve akademisyen hareketliliğinin artırılması, akademik diplomasinin katkısı, ortak tarih ve kültürün yeni kuşaklara aktarımı ile Türk dizi ve sinema sektörünün kültürel yakınlaşmaya etkileri de ele alındı.


Benzer bir gündem başlığında, UNIRANKS’in Türkiye üniversite sıralaması ODTÜ’nün 84,71 puanla birinci, İTÜ’nün ikinci ve Hacettepe’nin üçüncü sırada yer aldığını; ayrıca ODTÜ ile İTÜ’nün platformun en yüksek seviye “UR ELITE” statüsünü alan tek Türk üniversiteleri olarak listelendiğini aktarıyor.