Yerel Kalkınma Hamlesi’nde 453 milyar liralık yatırım hedefi
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürüttüğü Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nda bu yıl alınan 1156 ön başvuru doğrultusunda yaklaşık 453 milyar liralık yatırım hacmi ve 66 binin üzerinde istihdam potansiyeli öngörülüyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında bu yıl 1156 ön başvuru alındı. Bu başvuruların yaklaşık 453 milyar liralık yatırım hacmi oluşturması ve 66 binin üzerinde istihdam sağlaması bekleniyor.
Programın 2025 yılı uygulamasında desteklenmesine karar verilen 303 projeyle 185 milyar liralık yatırım hacmi ve 22 bin 479 kişilik istihdam öngörülmüştü.
Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’nün Sürdürülebilirlik Raporu’na göre iklim değişikliği, doğal kaynaklar üzerindeki baskı ve küresel değer zincirlerindeki dönüşüm, kalkınma politikalarının ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Bu çerçevede kalkınma ajansları, saha bilgisi, paydaş ağı ve uygulama kapasiteleriyle yeşil dönüşümün yerel ve bölgesel düzeyde öncü aktörleri olarak konumlanıyor.
Yerel Kalkınma Hamlesi, üretim altyapısını çevresel sorumlulukla güçlendirmeyi ve bölgesel kalkınmayı yeşil dönüşüm ilkeleriyle uyumlu hale getirmeyi hedefliyor. Programda düşük karbonlu ve kaynak verimli yatırım alanları öne çıkarılırken, enerji verimliliği yüksek teknolojiler, yenilenebilir enerji kullanımı ve çevresel etkisi azaltılmış üretim süreçleri destekleniyor.
Yatırım konuları illerin üretim kapasitesi, sektörel uzmanlaşma alanları, kaynak kullanımı ve yeşil dönüşüm ihtiyaçları dikkate alınarak belirleniyor. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir tarım, çevre dostu üretim teknolojileri, düşük karbonlu sanayi uygulamaları ve iklim değişikliğine uyum gibi başlıklar öne çıkıyor.
Programın, illerin potansiyellerine dayalı yatırım alanlarını geliştirmesine, yerel değer zincirlerini güçlendirmesine ve yeşil dönüşüm odaklı üretim kapasitesini artırmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.

Konuya ilişkin bir başka başlıkta, DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, AB’ye ihracattaki artışın Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki konumunu güçlendirdiğini belirtirken, ülkenin yeşil ve dijital sanayi dönüşümünde “kurucu ortak” olarak konumlanması gerektiğini ifade ediyor; bu çerçevede DEİK: Türkiye, AB’nin yeşil ve dijital dönüşümünde tedarikçi değil kurucu ortak olmalı başlıklı değerlendirme yer alıyor.