TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz istifa etti
Türkiye Futbol Federasyonu, Genel Sekreter Abdullah Ayaz’ın 5 Ekim 2026’da görevinden istifa ettiğini açıkladı. Ayaz, 24 Temmuz 2024’te bu göreve getirilmişti.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Genel Sekreter Abdullah Ayaz’ın 5 Ekim 2026 tarihinde görevinden istifa ettiğini duyurdu.
Federasyondan yapılan açıklamada, “Türkiye Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Sayın Abdullah Ayaz, 5 Ekim 2026 tarihinde görevinden istifasını Türkiye Futbol Federasyonu’na sunmuştur. Sayın Abdullah Ayaz’a bugüne kadar gerçekleştirdiği özverili çalışmaları için teşekkür eder, bundan sonraki kariyerinde başarılarının devamını dileriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.
Ayaz, TFF Yönetim Kurulu kararıyla 24 Temmuz 2024’te genel sekreterlik görevine getirilmişti.
Ayaz’ın Hacıosmanoğlu’nun yeğeni olduğu daha önce kamuoyuna yansımış; Hacıosmanoğlu da 2026 yılında yaptığı bir açıklamada TFF’de görev verdiği tek akrabasının yeğeni Abdullah Ayaz olduğunu belirtmişti.
TFF Yönetim Kurulu üyesi Mevlüt Aktan da daha önce görevinden istifa etmiş; açıklamasında mevcut yönetime eleştiriler yönelterek, “Mevcut yönetimin işlevsiz kaldığı kanaatindeyim ve yönetimi istifaya çağırıyorum. Gelinen noktada, Türk futbolunun geleceğine ilişkin kaygı taşıyan ve görevinden kişisel bir beklentisi olmayan tüm yönetim kurulu üyeleri istifa etmelidir. Bu aşamada en akılcı ve sorumlu karar, yeni bir yönetimin önünü açmaktır. Bunu Türk futboluna borçluyuz” ifadelerini kullanmıştı.
1 Şubat 1981’de Trabzon’da doğan Ayaz, lisans ve yüksek lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tamamladı. Çeşitli profesyonel futbol ve basketbol kulüplerinde ile sivil toplum kuruluşlarında üst düzey yöneticilik yapan Ayaz, yaklaşık 10 yıllık kamu yöneticiliği deneyimine sahip. Federasyona katılmadan önce Üsküdar Belediyesi’nde çeşitli görevlerde bulundu.
Konuya ilişkin bir başka başlıkta, TFF’de Ferhat Gündoğdu belirsizliği kapsamında TFF’nin MHK’nin 8 üyesinden istifa dilekçesi aldığı, ancak Başkan Ferhat Gündoğdu’dan böyle bir taahhüt alınmadığı; statü ve disiplin hükümleri nedeniyle doğrudan görevden almanın mümkün görünmediği ve 15 milyon TL tazminat iddiasının süreci zorlaştırdığı aktarılıyor.