İki kolunu çocukken kaybetti, KAAN ve ROKETSAN projelerinde görev alıyor
Iğdırlı Yusuf Akgün, çocukken geçirdiği elektrik kazasında iki kolunu kaybetti. Yıllar sonra savunma sanayisinde KAAN’ın görsel modellemesinde ve ROKETSAN’ın Atmaca ile Cirit projelerinde görev yapıyor.
Iğdır’ın Karakuyu köyünde 1987’de doğan Yusuf Akgün, 1992’de köy okulunun yakılmasının ardından çobanlık yaparken tırmandığı yüksek gerilim hattında elektrik akımına kapılarak iki kolunu kaybetti. Iğdır, Kars ve Erzurum’daki tedavilerin ardından doktorların sol bacağının da kesilmesi yönündeki görüşünü babası Yahya Akgün kabul etmedi. Dönemin milletvekili Adil Aşırım’ın girişimiyle Ankara’ya sevk edilen Akgün, maddi imkansızlıklar nedeniyle bir süre devlet korumasında kaldı.
Günlük yaşamını bağımsız sürdürebilmek için yöntemler geliştiren Akgün, Ankara’nın Pursaklar ilçesinde eğitimine yeniden başladı. Okul yıllarında ağzıyla kalem tutarak yazı yazmayı ve resim yapmayı öğrendi; çeşitli yarışmalarda dereceler aldı. 1998’de Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın düzenlediği resim yarışmasında birincilik elde etti. Yüzme ve atletizmde bölge ve Türkiye dereceleri kazanan Akgün, 2005’te dünya beşinciliğine ulaştı.
Üniversite eğitimini Ankara’da bir vakıf üniversitesinin mühendislik ve tasarım fakültesinde moda, tekstil ve tasarım alanında tamamlayan Akgün, yüksek lisans çalışmalarına başladı. 2018’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Halen kamu görevlisi olarak çalışıyor; yerli savunma sanayisi projelerinde tasarım görevleri üstleniyor.
Akgün, milli muharip uçak KAAN’ın görsel modelleyicisi olarak görev aldı; ROKETSAN tarafından geliştirilen Atmaca ve Cirit projelerinde yer aldı. Tatil için geldiği Iğdır’da babasına yardımcı olan Akgün, “Ağzımla kalem tutarak yazı yazmaya ve resim çizmeye başladım. Bugün kamu görevlisi olarak ülkeme hizmet ediyor, aynı zamanda yerli savunma sanayisi projelerinde tasarım çalışmaları yürütüyorum” dedi.
Baba Yahya Akgün, kaza sonrası doktorların bacağı için önerdiği amputasyonu kabul etmediğini belirterek, “Zaten iki kolunu kaybetti, bari bacağı kalsın” sözleriyle o dönemdeki kararını anlattı.

Benzer bir gündem başlığında, Türkiye’nin NATO güvenlik mimarisindeki kilit konumu ve ittifaka yaklaşık 3 bin personelle KFOR’dan Deniz Muhafızı’na ve entegre hava ve füze savunmasına kadar uzanan sorumlulukları, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak zirve bağlamında ele alınıyor: NATO güvenlik mimarisinde Türkiye’nin konumu.