Şara: Erdoğan, Suriye’ye yaptırımların kaldırılması için arabuluculuk yaptı
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Al Jazeera’ya verdiği röportajda Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması konusunda arabuluculuk yaptığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu süreçte ABD nezdinde devreye girdiğini söyledi. Şara, ABD Başkanı Donald Trump’ın da sürece önemli katkı sağladığını belirtti.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, Suriye’ye uygulanan ABD yaptırımlarının kaldırılması sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şara, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin bu konuda arabuluculuk yaptığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD nezdinde girişimlerde bulunduğunu ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın da sürece önemli katkı sağladığını söyledi.
Şara, yaptırımların büyük bölümünün devrik Beşşar Esed rejiminin işlediği suçlar nedeniyle getirildiğini savunarak, “Eski rejimden kurtulan Suriye halkının aynı yaptırımlara maruz kalmaya devam etmesi makul değil” görüşünü dile getirdi. Sezar Yasası’nın yanı sıra Suriye’nin 1979’dan bu yana yer aldığı “teröre destek veren devletler” listesinden çıkarılmasının da kritik öneme sahip olduğunu, bu yöndeki sürecin ABD Dışişleri Bakanlığı ve Kongre nezdinde sürdüğünü, itiraz süresi tamamlandıktan sonra kararın yürürlüğe gireceğini belirtti.
Rusya ile ilişkilere değinen Şara, temasların Esed rejiminin devrilmesinden aylar önce başladığını ve yeni dönemde ilişkilerin karşılıklı çıkarlara dayalı şekilde yeniden şekillendiğini söyledi. Rus askeri varlığına ilişkin görüşmeler yürütüldüğünü, çok sayıdaki üssün tek bir üs etrafında toplanması konusunda mutabakat sağlandığını, Hımeymim Hava Üssü ve Tartus’taki bazı tesislerin geleceğine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü aktardı.
Lübnan politikasına ilişkin Şara, ülkenin güvenliği ve istikrarının Suriye’yi doğrudan etkilediğini belirterek, çözümün devlet kurumlarının güçlendirilmesinden geçtiğini ifade etti. Hizbullah’ın Suriye’deki savaşta rol oynadığını ve silahlı yapısını koruduğunu öne süren Şara, Suriye’nin Lübnan’a askeri müdahale planlamadığını, ancak Lübnan devletinin yükümlülüklerini yerine getirmesine destek verebileceğini söyledi.
İsrail’le yürütülen güvenlik temaslarına dair Şara, Lübnan-İsrail müzakerelerinin Suriye’nin İsrail’le yaptığı görüşmelerden ayrı süreçler olduğunu belirtti. Bölgesel güvenlik düzenlemeleriyle daha dengeli bir ortam hedeflediklerini, aşamalı ilerlemenin mümkün olduğunu ancak bunun Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki haklarından vazgeçmesi anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
İran-İsrail gerilimini değerlendirirken Şara, çatışmanın yönetilme biçimine bağlı olarak bölgesel savaşa dönüşme riskinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Suriye’nin Arap Birliği çerçevesindeki ortak kararlara dahil olacağını söyledi.
Irak’la ilişkilerin olumlu yönde ilerlediğini kaydeden Şara, Şam’ın resmi devlet kurumlarıyla ilişki kurmayı esas aldığını, iki ülke arasındaki tarihi, toplumsal ve ekonomik bağların güçlü olduğunu ifade etti.
Körfez ülkeleriyle ilişkiler konusunda Şara, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerinin Suriye’nin yeniden inşasına ilgi gösterdiğini belirtti. Enerji, havalimanları, gayrimenkul ve turizm alanlarında yatırımların başladığını; Şam, Halep, Lazkiye ve Tartus’ta büyük projelerin planlandığını; Irak petrolünün Kerkük-Baniyas hattı üzerinden taşınmasına yönelik projelerin gündemde olduğunu söyledi.
Şara, Suriye’deki Kürt toplumunun ülkenin asli unsurlarından biri olduğunu, eski rejim döneminde haklardan mahrum bırakılan Kürtlerin vatandaşlık ve kültürel haklarının iade edildiğini, Nevruz’un resmi bayram ilan edildiğini hatırlattı. “Kürtlerle SDG farklı konular” ifadesini kullanarak ayrım yaptı. Terör örgütü YPG ile yapılan anlaşmaların uygulanmasında zaman zaman sorunlar yaşandığını, son mutabakatın daha güçlü zemine dayandığını ve uygulamanın sürdüğünü belirtti. Yeni çatışmalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Demokratikleşme sürecinde halkın yönetime katılımını artırmayı hedeflediklerini dile getiren Şara, Suriye’nin kendi koşullarına uygun siyasi modeli oluşturacağını söyledi. Halkın yöneticilerini ve uygulanacak yasaları belirleme sürecinde söz sahibi olması için adım attıklarını, Halk Meclisi’nin ilk oturumlarının bu yönde önemli bir adım olduğunu belirtti. Siyasi sistemin şekillenmesinin sadece cumhurbaşkanının kararıyla değil, Halk Meclisi üyeleri ve toplumun farklı kesimlerinin katkılarıyla yürütüleceğini ifade etti.

Benzer bir gündem başlığında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Katar ziyareti sırasında ABD-İran gerilimine ilişkin “mutabakata dönülmesi” çağrısı yaptığı ve Türkiye’nin Katar’la yakın koordinasyon yürüttüğünü belirttiği Hakan Fidan’ın Katar ziyareti açıklamaları ele alınıyor.