Çözüm sürecinde yeni aşama: Öcalan’a resmi statü öngörülmüyor
Çözüm sürecinin hukuki altyapısı 18 Ağustos’ta yürürlüğe giren yasa ile tamamlanırken, 24 Ağustos’ta kurulan dört alt komisyonun çalışma esaslarının ay sonuna kadar netleşmesi bekleniyor. AKP kaynaklarına göre Abdullah Öcalan’a resmi bir görev verilmeyecek; silahsızlanma aşamasında ihtiyaç halinde dolaylı katkı ihtimali değerlendiriliyor.
Hükümetin “Terörsüz Türkiye”, DEM Parti’nin ise “Barış ve Demokratik Toplum” olarak adlandırdığı çözüm sürecine ilişkin yasa 18 Ağustos’ta yürürlüğe girdi. Bu kapsamda 24 Ağustos’ta oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu bünyesindeki dört alt komisyonun çalışma usul ve esaslarının ay sonuna kadar belirlenmesi planlanıyor. Sürecin siyasi koordinasyonunu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yürütüyor.
AKP kaynakları, PKK’nin cezaevindeki elebaşı Abdullah Öcalan’a resmi bir görev veya özel statü verilmesinin gündemde olmadığını belirtiyor. Buna karşın, silahsızlanma sürecinde ihtiyaç duyulması halinde Öcalan’ın dolaylı yönlendirmelerde bulunabileceği ifade ediliyor. DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, kısa süre önce Öcalan’ın ilgili komisyonda görev alacağını söylemişti.
Kurulun 24 Ağustos’taki ilk toplantısında Adli ve Hukuki İşler, İzleme ve Tespit, Sosyal Uyum ve Bütünleşme ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon olmak üzere dört alt komisyon kuruldu. AKP kulislerine göre bu ay içinde komisyon üyeleri netleşecek ve çalışma yöntemleri ilan edilecek.
Adli ve Hukuki İşler, İzleme ve Tespit ile Sosyal Uyum ve Bütünleşme alt komisyonlarının ağırlıklı olarak bakanlıklar ve kamu kurumlarından görevlendirilecek bürokratlardan oluşması; hukuki, adli ve sosyal başlıklarda teknik çalışma yapması öngörülüyor. Alt komisyonlar bağımsız karar alamayacak, hazırladıkları raporları ana kurula sunacak. Gerektiğinde geçici çalışma grupları oluşturulabilecek ve dış uzman desteği alınabilecek.
Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nun ise karma bir yapıda olması planlanıyor. Bu komisyonda yalnızca kamu görevlilerinin değil; emekli askerler, bölgede görev yapmış bürokratlar, eski valiler, akademisyenler, güvenlik ve terör uzmanları ile farklı ülkelerdeki silahsızlanma süreçlerinde yer almış isimlerin de görevlendirilebileceği belirtiliyor. Çalışmaların Türkiye ile sınırlı kalmayacağı; Kuzey Irak, Suriye ve Avrupa’daki gelişmelerin de izleneceği ifade ediliyor.
Silahsızlanma komisyonu çalışmalarını gizli yürütecek. Tespit, değerlendirme ve öneriler kamuoyuna açıklanmak yerine doğrudan ana kurula iletilecek. Sahadaki silah bırakma ve örgütsel tasfiye sürecinin ilerleyişinin izlenmesi; PKK’lıların bulundukları bölgeler, kamplar, silah depoları ve farklı ülkelerdeki yapılanmaların değerlendirilmesi temel görevler arasında olacak.
Siyasi kulislerde, PKK’nin silah bırakması ve tasfiyesine ilişkin teyit-tespit çalışmalarının ekimde tamamlanabileceği konuşuluyordu. Ancak komisyonların henüz fiilen çalışmaya başlamamış olması nedeniyle takvimin yıl başına sarkabileceği ifade ediliyor. Yasaya göre teyit-tespit süreci tamamlandıktan sonra, örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü veya adli makamlara başvuru için öngörülen altı aylık süre başlayacak.
Adli ve Hukuki İşler Alt Komisyonu, soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyet süreçlerine dair teknik incelemeler yapacak. Düzenlemelerin otomatik uygulanmayacağı; dosyanın bulunduğu aşamaya göre ilgili savcılık ve mahkemelerin değerlendirme yapacağı belirtiliyor. Gerekirse hâkim ve savcılardan oluşan geçici çalışma grupları kurulabilecek.
Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu, cezaevinden çıkanların topluma ve ailelerine uyumu, psikolojik destek ve meslek edinme gibi konulara odaklanacak. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler, Sağlık ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının uzmanlıklarından yararlanılması planlanıyor. Alt komisyonların ihtiyaç halinde TBMM’deki ilgili komisyonlarla temas kurması da mümkün olacak.
AKP kulislerinde, yurt dışından Türkiye’ye dönüş yapacak PKK’lıların sayısının sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor. Kayıtlarda hayatta görünen bazı kişilerin bugün yaşamıyor olabileceği, bu nedenle mevcut listelerin gerçek sayıları yansıtmayabileceği belirtiliyor. Türkiye açısından esas kapsamın, soruşturma ve kovuşturmaları devam eden kişiler yönünden ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.

Benzer bir gündem başlığında, TBMM Genel Kurulu’nun kanun teklifinin 6 maddesini daha kabul ettiği oturumda, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’den 23.552 TL’ye yükseltilmesine ilişkin madde de yer aldı.