Fidan: Gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılması tehdit; Yunanistan yükümlülüklere uymalı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye temasları dönüşü Ege’de gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılmasına karşı uyarıda bulunarak Yunanistan’ı uluslararası antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki günlük Suriye ziyaretinin ardından uçakta gazetecilere yaptığı değerlendirmelerde Ege, Suriye ve bölgesel güvenlik gündemine ilişkin mesajlar verdi.
Fidan, Ege’deki dengelere değinerek Yunanistan’a çağrıda bulundu: “Biz Yunanistan’ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak, kaosa sürüklemek isteyenlerin oyuncağı olmasını istemiyoruz. İyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoruz. Özellikle güvenlikle ilgili yanlış anlaşılma olmamalı. İki taraf da bunların önüne geçmeli. Bizim, tabii ki belli adaların silahlandırılması yönünde çok ciddi hassasiyetimiz var. Özellikle silahsız statüsü olan adaların silahlandırılması bizim için tehdit.”
Gayriaskeri statüdeki adaların durumuna azami dikkat gösterdiklerini vurgulayan Fidan, “Komşumuz ve müttefikimiz Yunanistan’ı müttefiklik ruhuyla uyumlu, daha olgun bir şekilde ahdi yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz. Çevremizde güvenlik alanında bu kadar sınama varken Yunanistan bunlara bir yenisini eklememeli” dedi.
Suriye temaslarına ilişkin olarak Fidan, Şam’da iki gün kalmalarının sahadaki normalleşmenin göstergesi olduğunu belirterek, bu kapsamda iki saatlik bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi. Bölgedeki risklere dair, “Şu anda Suriye’yi istikrarsızlığa sürükleme potansiyeli en yüksek olan tehdit İsrail’dir” ifadesini kullandı. İsrail’in komşu ülkelerin güçlenmesini tehdit olarak gördüğünü savunan Fidan, “Bu yaklaşımı İsrail bir noktada ya tanıyacak, bölgesiyle barış içerisinde yaşamayı kabul edecek ya da bu saldırgan politikalarını sürdürecek ve uluslararası toplum içinde daha da yalnızlaşacak” değerlendirmesinde bulundu.
Suriye sahasındaki entegrasyon başlığına değinen Fidan, birinci önceliklerinin SDG’nin tehdit olmaktan çıkması olduğunu belirterek, “Prensipte duyurulan unsurlar olumlu mesajlar içeriyor, sürecin pratikte nasıl ilerlediğini yakından takip ediyoruz. Uygulamanın kamuoyuna duyurulan mesajlarla uyumlu olmasını bekliyoruz” dedi.
Bölgesel güvenlik mimarisine ilişkin olarak Fidan, terör meselesi başta olmak üzere uzun yıllardır süren sorunların önemli bölümünün Suriye ve Irak kaynaklı olduğunu ifade etti; Türkiye’nin güvenlik paradigmasının güncel ihtiyaçlara göre yeniden inşa edildiğini söyledi.
Mekke İttifakı’nın kurumsallaşma ve genişleme sürecine girildiğini belirten Fidan, üç ülkenin teknik düzeyde görüşmeler yürüttüğünü, Genel Karargâh yapısı gibi başlıkların ele alındığını ve sürecin tamamlanmak üzere olduğunu aktardı. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara ilişkin ise “Kuzeyden ve güneyden hedef alınması kabul edilebilir değil. Olay, kritik altyapıyı imhaya ve bölgeye zarar vermeye yönelik bir faaliyete dönüştüğünde buna tepkisiz kalınamaz. Biz Mekke İttifakı’nın ruhuna uygun davranıyoruz” dedi.
Fidan, Diyarbakır temasları hakkında da bilgi vererek “Terörsüz Türkiye sürecinin geniş kabul gördüğünü” gözlemlediğini belirtti. “Örgütün silah bırakmayı deklare etmiş olmasının toplum tabanında memnuniyet yarattığını” söyleyen Fidan, 2013’teki demokratikleşme adımlarıyla kimlik ve dil alanındaki sorunların giderildiğini savundu.

Benzer bir gündem başlığında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şam’da mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ile görüşmesinin ardından SDG’nin kendini feshederek Suriye devlet kurumlarına entegre olma yönündeki deklarasyonunu “önemli ve kıymetli” bulduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın zamanda Suriye’ye ziyaretinin planlandığını belirttiğine ilişkin gelişmeler, SDG’nin feshi değerlendirmesi ve planlanan Suriye ziyareti bağlamında yer almıştı.