Thursday, 8 October 2026 | İstanbul 24°
USD/TRY 38,42 ▲ EUR/TRY 41,87 ▲ ALTIN 3 240 ▼ BIST 100 10 740 ▲
SON DAKİKA
Çiftçi: DOLUNAY ile dolandırıcılık ihbarlarına 18 dakikada müdahale hedefi TBMM’de AKP’li Hacıoğulları İzmir Marşı’nı mırıldandı; muhalefetten tepki ABD’de en etkili 100 Türk açıklandı: Nobel’den NBA’e, Wall Street’ten Silikon Vadisi’ne Bakan Akın Gürlek, TDT toplantısında Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistanlı mevkidaşlarıyla görüştü Mudanya’da yıkım kararı gerginliği: Ev sahibi benzin bidonuyla çatıya çıktı Öztrak’tan Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişine tepki Çiftçi: DOLUNAY ile dolandırıcılık ihbarlarına 18 dakikada müdahale hedefi TBMM’de AKP’li Hacıoğulları İzmir Marşı’nı mırıldandı; muhalefetten tepki ABD’de en etkili 100 Türk açıklandı: Nobel’den NBA’e, Wall Street’ten Silikon Vadisi’ne Bakan Akın Gürlek, TDT toplantısında Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistanlı mevkidaşlarıyla görüştü Mudanya’da yıkım kararı gerginliği: Ev sahibi benzin bidonuyla çatıya çıktı Öztrak’tan Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişine tepki
Ana Sayfa / Siyaset / Haber
SIYASET 3 dk okuma

Mehmet Uçum: Yeni anayasa için en gerçekçi takvim TBMM’nin 29. dönemi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasanın kaçınılmaz olduğunu belirterek en gerçekçi takvimin TBMM’nin 29. dönemi olduğunu, temel devlet ilkelerinin ise kırmızı çizgi olarak korunacağını söyledi.

Kaynak: Karadeniz Tellalı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, kaleme aldığı bir yazıda Türkiye’de yeni anayasa ihtiyacının “kaçınılmaz” hale geldiğini savundu. Uçum, sürecin zaman yönetimi ve fikri olgunlaşma gerektirdiğini belirterek, yeni anayasanın yapılması bakımından en gerçekçi hedefin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 29. dönemi olduğunu ifade etti. 28. dönemde de imkanın dışlanamayacağını kaydetti.

Uçum, 1982 Anayasası’nın tüm değişikliklere rağmen sivil, demokratik, özgürlükçü ve kapsayıcı bir metin niteliğine ulaşmadığını dile getirdi. Mevcut anayasanın 154 maddesi bulunduğunu anımsatan Uçum, bunlardan 58’inde hiç değişiklik yapılmadığını, 45’inde ise tali nitelikte değişiklikler bulunduğunu; dolayısıyla metnin üçte ikisinin darbe döneminin izlerini koruduğunu belirtti. İlk dört maddenin esasları ile yürütme ve yürürlük maddeleri hariç tutulduğunda, geriye kalan 97 madde üzerinde köklü gözden geçirme ve güncellemelerin gerekli olduğunu savundu.

Uçum, yeni anayasanın temellerinin “Türkiye Yüzyılı” vizyonu kapsamında atılacağını belirterek, Türk milleti ve Türk vatandaşlığı, resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe, cumhuriyet, üniter yapı, laiklik ve demokratik hukuk devleti ilkelerini kırmızı çizgiler olarak sıraladı. Bu başlıklarda farklı bir düzenleme tartışmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Demokrasinin kazanımları ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin korunması gerektiğini belirten Uçum, halkın sistem işleyişindeki etkisini artırdığını söylediği iki oy hakkı ve yüzde 50+1 kuralının “halka rağmen” değiştirilemeyeceğini savundu.

Yeni anayasanın, çağın hak ve özgürlükleri çerçevesinde daha geniş güvenceler sunan bir “güvenceler sistemi” olması gerektiğini kaydeden Uçum, “neoliberal saldırganlıklara” karşı tedbirler içeren ve “serbestlik fetişizmi”ne düşmeyen bir yaklaşımı benimsediğini belirtti. Terörsüz Türkiye söylemi eşliğinde barış ve toplumsal birlik vurgusu yaptı.

Mevzuat uyumu kapsamında TBMM İçtüzüğü’nün, Siyasi Partiler Kanunu’nun ve seçim kanunlarının da yenilenmesi gerektiğini ifade eden Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu’nun bu alanlarda fikri destek vermeyi sürdüreceğini söyledi.

Uçum, yeni anayasanın kabulü için referanduma gidilmesi halinde “çok yüksek” bir oy oranıyla onaylanacağı öngörüsünde bulundu ve çalışmanın toplumsal kesimlerin katkısıyla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Yeni anayasanın, kuralları güçlendirerek Türkiye’nin hukuk içinde yükselmesine fırsat sağlayacağını savundu.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Benzer bir gündem başlığında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın 15 Temmuz’un Türkiye’de milli birlik, demokratik olgunluk ve devletin yeniden yapılanma iradesini ortaya koyan bir dönüm noktası olduğunu vurguladığı 15 Temmuz’un 10. yılına ilişkin makalesi yer alıyor.

İlgili Haberler