Kurum, COP31 öncesi uygulama ve finansman çağrısı yaptı
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Fiji’deki Pre-COP toplantıları sonrası Antalya’da sonuç odaklı kararlar alınmasını istedi. Kurum, 1,5 derece hedefi için emisyon azaltımı ve iklim finansmanına erişimde somut adımlar çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde Fiji’de yapılan Pre-COP toplantıları tamamlandı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya’daki konferansta söz yerine uygulamayı öne çıkaran kararlar alınmasını istedi.
Kurum, 1,5 derece hedefinin korunması için emisyon azaltımının öncelik olduğunu belirterek, süreci “şeffaf ve kapsayıcı” yürüttüklerini söyledi. Ülkeleri sorumluluk almaya davet eden Kurum, COP31’de karar çıkması için geri adım atmayacaklarını ifade etti.
Kurum, 2035’e kadar öngördükleri adımları şöyle sıraladı:
- Emisyonlarda en az yüzde 20 azaltım
- Elektrifikasyonda yüzde 35 düzeyine ulaşma
- Atıkların yüzde 50 azaltılması
- Binalarda enerji yoğunluğunun yüzde 25 düşürülmesi
- Döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15’e çıkarılması
Pasifik ülkeleri açısından “Denizler ve Okyanuslar” başlığının önemine dikkat çeken Kurum, Fiji’deki görüşmelerin Antalya’da karara bağlanmasını istedi. Tuvalu’da yaptıkları incelemelere atıfla, krize en az katkıyı yapan küçük ada devletlerinin en ağır bedeli ödediğini vurguladı.
Türkiye’nin COP31’e Avustralya ile birlikte liderlik ettiğini hatırlatan Kurum, Türkiye’nin başkanlık yapacağını, Avustralya’nın ise müzakereleri yürüteceğini belirtti. Antalya’dan “açık, dengeli ve uygulama odaklı” bir mesaj verilmesini hedeflediklerini söyledi.
Kurum, COP31’den çıkmasını istedikleri politik karar metninin azaltım, uyum, finansman ve uygulama başlıklarını denge içinde ele alması gerektiğini; bilimin ortaya koyduğu aciliyeti ve Paris Anlaşması’nın uygulanmasındaki ilerlemeyi yansıtması gerektiğini ifade etti. Söz konusu metnin müzakere başlıklarının yerine geçmeyeceğini, siyasi bütünlük sağlayacağını kaydetti.
Öncelikli mesajlarını “aciliyet, uygulama, elektrifikasyon (sıfır atık ve metan azaltımı dahil), finansman ve birlik” olarak özetleyen Kurum, finansmanın hayati önem taşıdığını belirtti. Ülkelerin iklim finansmanını artırmasını isterken, savunma harcamalarında gösterilen kararlılığın iklim için de sergilenmesi çağrısında bulundu.
Fiji’de “Finansmana Erişim” başlıklı ana oturumda da konuşan Kurum, küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkelerin iklim kaynaklı afetlerden orantısız biçimde etkilendiğini söyledi. En az gelişmiş ülkelere bir yılda ulaşan yaklaşık 21 milyar dolarlık iklim finansmanının yetersizliğine dikkat çeken Kurum, gelişmekte olan ülkelerin 2035 itibarıyla yıllık 310–365 milyar dolar uyum ihtiyacı olacağının öngörüldüğünü aktardı.
Kurum, finansmana erişim için COP31 kapsamında dört adımlı bir yol haritası önerdi:
- İklim fonlarında kolay başvuru ve küçük projeler için hızlı onay süreçleri
- Finansmanın ülkelerin önceliklerine göre; okul, hastane, su kaynağı ve tarım gibi alanlara yönelmesi
- Borç yerine dayanıklılık: hibe ve imtiyazlı finansmanın payının artırılması, afet sonrası borç ödemelerini askıya alan maddelerin eklenmesi
- Taahhütlerin takvime bağlanması ve en kırılgan ülkelere öncelik verilmesi
Kurum, “İklim Uygulama Köprüsü” girişimiyle projeler ve finansman arasında bağlantı kurmayı hedeflediklerini belirtti ve ülkeleri finansmana erişimin artırılmasına ilişkin bildiriyi somut taahhütlerle birlikte imzalamaya çağırdı.
Kurum’un oturumuna Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, Fiji Enformasyon, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Lynda Tabuya, UNFCCC İcra Sekreteri Simon Stiell ve Pasifik ülkeleri temsilcileri katıldı.

Benzer bir gündem başlığında, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un YÖK’ün COP31 temalı programında savaşların enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini, enerjiye erişimdeki zorlukların üretim maliyetleri, gıda fiyatları ve hayat pahalılığını artırdığını vurguladığı; ayrıca COP31’i uygulama odaklı bir sürece dönüştürmeyi ve 2035 için somut küresel hedefler belirlediklerini ifade ettiği Murat Kurum’un enerji arz güvenliği uyarıları ve COP31’in 2035 hedefleri ele alınıyor.