Sunday, 1 November 2026 | İstanbul 17°
USD/TRY 49,86 ▲ EUR/TRY 55,82 ▲ GBP/TRY 67,02 ▲ CHF/TRY 60,83 ▲
SON DAKİKA
İstanbul’da ekim ayı enflasyonu belli oldu Ünal Üstel’den GKRY’nin Doğu Akdeniz faaliyetlerine tepki Rumen milletvekili Constantinescu: Rusya-NATO çatışması önlenmeli Bahçeli’den “100 İl 1000 İlçe” önerisi: 19 yeni il, 78 yeni ilçe Binance, siber saldırı kaynaklı kayıpların yüzde 90’ını karşıladığını açıkladı Milli eskrimciler Gothenburg’dan 4 madalyayla döndü İstanbul’da ekim ayı enflasyonu belli oldu Ünal Üstel’den GKRY’nin Doğu Akdeniz faaliyetlerine tepki Rumen milletvekili Constantinescu: Rusya-NATO çatışması önlenmeli Bahçeli’den “100 İl 1000 İlçe” önerisi: 19 yeni il, 78 yeni ilçe Binance, siber saldırı kaynaklı kayıpların yüzde 90’ını karşıladığını açıkladı Milli eskrimciler Gothenburg’dan 4 madalyayla döndü
Ana Sayfa / Siyaset / Haber
SIYASET 4 dk okuma

Babacan fon soruşturmasına ilişkin Erdoğan’a “haberi var mıydı” sorusunu yöneltti

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon soruşturmasına dair üç üst düzey ismin Cumhurbaşkanı’na bağlı olduğunu anımsatarak, “Sayın Erdoğan’ın bu işten haberi var mıydı?” diye sordu ve TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

Kaynak: Karadeniz Tellalı

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde, sürece dair kamuoyuna “tuhaflık” işaret eden üç ismin de doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı çalıştığını belirterek, “Sayın Erdoğan’ın bu işten haberi var mıydı, yok muydu?” sorusunu dile getirdi. Babacan, T24’e verdiği röportajda TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineledi.

Babacan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Başsavcıyken bu iş bize geldi” sözlerini, Hazine ve Maliye Bakanı’nın Kasım 2025’te “Fonlarla ilgili manipülasyonların farkındayız, düzenleme yapacağız” açıklamasını ve iktidar partisinden daha önce ekonomi bakanlığı yapmış bir genel başkan yardımcısının “Devlet görevini yapmamış” ifadesini hatırlattı. “Bir tuhaflık olduğunu bildiklerini açıklayan bu üç kişi, doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı” diyen Babacan, bu çerçevede sorumluluğun aydınlatılmasını istedi.

Fon işlemlerinde uzun süredir konuşulan usulsüzlük iddialarına dikkat çeken Babacan, “Bu kadar büyük bir dolandırıcılığın siyasetten ve bürokrasiden destek almadan uzun süre devam etmesi imkânsız” ifadelerini kullandı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul’un sorumluluklarına değinen Babacan, Borsa İstanbul’un olağandışı işlemleri SPK’ya rapor etmekle yükümlü olduğunu, gözetim, denetim ve yaptırımın ise SPK’nın görevi olduğunu söyledi. SPK üyelerinden birinin Adalet Bakanı Gürlek’in eşi olduğunun hatırlatılması üzerine, Devlet Denetleme Kurulu (DDK) Başkanı’nın aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili olduğunu anımsatan Babacan, “Bu yapıda kim kimi nasıl denetleyecek?” diye sordu ve “Meclis’te bir araştırma komisyonu şarttır” dedi.

Babacan, Fon Koordinasyon Kurulu’nu “krizi yakalayamamakla” eleştirerek, yerine beş kişilik, teknik uzmanlardan oluşan bağımsız bir “görev gücü” kurulmasını önerdi. “SPK ve Borsa İstanbul’un yönetimindeki, sorumluluk silsilesindeki kişiler görevden alınmadan ve acil bir görev gücü kurulmadan bu iş çözülmez” görüşünü dile getirdi.

Türkiye’de finansal hareketlerin kamu kurumlarınca izlenebildiğini savunan Babacan, Merkez Bankası’nın sermaye hareketlerini gördüğünü, MASAK’ın da bu işlemleri takip edebildiğini söyleyerek, “Milyonlarca hesapta kira gelirini tespit eden sistem, milyarlarca dolarlık usulsüzlüğü nasıl görmez?” dedi.

Babacan, Morgan Stanley Corporate International’ın ağustos ayında Türkiye’ye ilişkin yayımladığı uyarıda bazı hisse senetleri ve fonlarda “anormallik” tespiti yapıldığına atıfla, bu bilgilerin kamuoyundan çok yurt dışında bulunmasının “tehlikeli” olduğunu savundu ve “Fon skandalı nedeniyle ortaya çıkan sorunun çözülmesi memleketin beka meselesi” ifadesini kullandı.

Fon soruşturmasını “dönüm noktası” olarak nitelendiren Babacan, iktidarın bugüne dek bazı sorunların üzerini kapattığını öne sürerek, “Artık kanalizasyon taştı” dedi. AK Parti seçmeninde “duygusal kopuş” yaşandığını iddia eden Babacan, doğru adımların bu kopuşu telafi edebileceğini, yanlışta ısrarın ise kopuşu derinleştireceğini söyledi.

Erken seçim tartışmalarına ilişkin Babacan, “Her şey mümkün” değerlendirmesinde bulunarak iktidarın beyanlarına güvenilmemesi gerektiğini savundu. “Türkiye’de seçim olacak ve biz iktidar değişikliği için sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.

Seçim ittifaklarına dair “Halkaları genişleteceğiz” ifadesini kullanan Babacan, YENİ Parti’nin şu anda ittifak arayışında olmadığını, DEVA Partisi’nin ise şimdiden kendi siyasi alternatifini inşa ettiğini belirtti. “CHP’nin ana kitlesiyle sorunumuz olamaz” diyen Babacan, ortak Türkiye hedeflerinde buluşabilecekleri partilerle görüşmeye açık olduklarını söyledi.

Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığına yönelik tartışmada ise Anayasa’nın “ruhuna” atıfla Erdoğan’ın bir daha aday olmaması gerektiği görüşünü yineledi. 2014, 2018 ve 2023 seçimlerini işaret ederek “Erdoğan üç dönemini doldurdu” dedi; ancak Anayasa değişikliği için 360 oy sağlanması halinde yeniden adaylığın mümkün olabileceğini ifade etti.

Kaynak: Cumhuriyet

Benzer bir gündem başlığında, TBMM Genel Kurulu’nda sermaye piyasalarındaki ‘fon krizi’nin gündem olduğu; muhalefetin Meclis araştırma komisyonu kurulmasını istediği ve iktidar sıralarını sessizlikle suçladığı, sosyal medyadaki erişim engellerinin de eleştirildiği TBMM Genel Kurulu’ndaki ‘fon krizi’ tartışması ve araştırma komisyonu çağrısı ele alınıyor.

İlgili Haberler