İmamoğlu, İBB davasında üçüncü gün savunmasını tamamladı
İBB davasında savunmasının üçüncü gününü tamamlayan Ekrem İmamoğlu, duruşmada davanın siyasi olmadığı yönündeki söylemlere tepki gösterdi, ailesi ve şirketine yönelik işlemleri eleştirdi. Savunmasına yarın devam edecek.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasının 100. gününde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, savunmasının üçüncü gününü tamamladı. Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki duruşmada İmamoğlu, davanın siyasi olmadığı yönündeki değerlendirmelere sert tepki gösterdi ve ailesi ile şirketine yönelik işlemleri eleştirdi. Savunmasına yarın devam edecek.
İmamoğlu, “Bu dava siyasi değilmiş! Senin alnını karışlarım!” ifadesini kullanarak, “Burada canıma okunuyor. ‘Siyasi değilmiş!’ Dilimin kemiği yok. Şu anda onurum, namusum, haysiyetim ve şerefim hakkında konuşuyorum” dedi.
Ailesine yönelik işlemlere ilişkin “Aileme saldırılıyor. Yüzlerce başvurumuz var. Namusuma, iffetime saldırılıyor; yüzlerce başvuru var. Sonuç ne? ‘Kovuşturmaya yer yoktur.’” diyen İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu’nun emekli maaşını almasına engel olunduğunu öne sürdü ve bu uygulamalar için gerekçe talep etti. Oğlu Selim İmamoğlu hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğunu, yasağın hukuki dayanağı olmadığını savundu.
Göreve başlamadan önce ailesiyle kamu görevi ile ticari faaliyetler arasına net bir sınır koyduklarını söyleyen İmamoğlu, “Ailemden hiç kimse belediyenin kapısından içeri girmedi, giremez. Bu bir aile prensibidir” ifadesini kullandı. Belediye başkanlığı döneminde ticari işlerinden uzak durduğunu, 2009’da tasarlayıp yaptırdığı ofisine 11 yılda yalnızca bir kez gittiğini anlattı.
Şirket çalışanlarına yapılan konut satışlarının dosyada suçlama konusu yapıldığını belirten İmamoğlu, babasıyla birlikte ve kendisinden önceki dönemlerde yaklaşık 40 çalışana uzun taksitler veya indirimlerle daire sattıklarını, tüm sözleşme, fatura, tapu, dekont ve noter belgelerinin mevcut olduğunu savundu. “Çalışanım daire alırken parasını yatırmış, hangi projenin hangi dairesini aldığını belirtmiş. Bunu para aklama diye dosyaya eklediniz. Evet, aldılar. İnşaat şirketinde çalışan insanlar daireleri indirimli aldı. Bunu gizlemedik” dedi. Mal varlıklarına ilişkin “Hep birlikte hesap verelim” çağrısında bulundu.
İmamoğlu, İBB’nin İstanbul dışındaki çalışmalarına da değinerek 5,5–6 yılda 44 ilde 81 proje yürüttüklerini, farklı siyasi partilerden belediyelerle işbirliği yaptıklarını söyledi. Kars Susuz’da hayvan pazarı, Kastamonu Daday’da kapalı pazar, Malatya Arapgir’de reyhan çayı üretim ve ambalaj tesisi projelerini örnek gösterdi; çeşitli ilçelerde kent meydanları ve kültür merkezleri yaptıklarını aktardı. Adıyaman’da köyleri bağlamak için viyadük inşa ettiklerini, Antakya’da 130 milyon lira bedelle geçici yaşam alanı kurduklarını, Samandağ’da sahil parkı ve cadde düzenlemeleri yaptıklarını, Sinop Ayancık’ta selin ardından yolları asfaltladıklarını söyledi. “Trabzon’dan Tunceli’ye, Van’dan Edirne’ye kadar camiler ve cemevleri yaptık. İstanbul’da yaptıklarımızı Anadolu’da da yaptık. Herkesi eşit gördük” ifadelerini kullandı.
Şirketine ve ailesinin mal varlığına yönelik uygulamaları eleştiren İmamoğlu, “Güven, ekonominin tek patronudur. Mülkiyet hakkına saldırı, ekonomide güveni sıfırlar ve ekonomiye ölümcül darbe vurur” dedi. Ailesinin üç kuşaklık emeğine “sudan bahanelerle” kayyum atandığını öne sürerek, bu koşullarda ekonomik programların başarıya ulaşamayacağını savundu. Türkiye hayalini “Cumhuriyetimizi istisnasız herkesin cumhuriyeti hâline getirmek” sözleriyle dile getirdi.
Duruşma çıkışında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na “Desteğin çok kıymetli, sizi dostlukla kucaklıyorum” diyen İmamoğlu’na Dervişoğlu, “Her zaman yanındayım başkanım, her zaman” karşılığını verdi. Üç gündür Silivri’de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu’nun ailesi ve izleyiciler, İmamoğlu’nu alkışlarla uğurladı. Savunmaya yarın devam edilecek; ardından çapraz sorgu ve avukat savunmaları yapılacak.

Benzer bir gündem başlığında, AKP İstanbul Milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Sancaktepe’de katıldığı bir dayanışma gecesinde, parti içinde adı ‘fon skandalı’na karışanlara yönelik “İçimizde kim yanlış yaparsa, yanlış yapan odur ve dışarı çıkar. Bu davaya kimsenin zarar vermesine tahammül edemeyiz” dediği Süleyman Soylu’nun ‘fon skandalı’ mesajı da gündemde yer aldı.