Sunday, 1 November 2026 | İstanbul 19°
USD/TRY 49,86 ▲ EUR/TRY 55,82 ▲ GBP/TRY 67,02 ▲ CHF/TRY 60,83 ▲
SON DAKİKA
Ünal Üstel’den GKRY’nin Doğu Akdeniz faaliyetlerine tepki Rumen milletvekili Constantinescu: Rusya-NATO çatışması önlenmeli Bahçeli’den “100 İl 1000 İlçe” önerisi: 19 yeni il, 78 yeni ilçe Binance, siber saldırı kaynaklı kayıpların yüzde 90’ını karşıladığını açıkladı Milli eskrimciler Gothenburg’dan 4 madalyayla döndü Zelenskiy: Ukrayna, Türkiye’deki üçlü liderler toplantılarını destekliyor Ünal Üstel’den GKRY’nin Doğu Akdeniz faaliyetlerine tepki Rumen milletvekili Constantinescu: Rusya-NATO çatışması önlenmeli Bahçeli’den “100 İl 1000 İlçe” önerisi: 19 yeni il, 78 yeni ilçe Binance, siber saldırı kaynaklı kayıpların yüzde 90’ını karşıladığını açıkladı Milli eskrimciler Gothenburg’dan 4 madalyayla döndü Zelenskiy: Ukrayna, Türkiye’deki üçlü liderler toplantılarını destekliyor
BILIM VE TEKNOLOJI 6 dk okuma

Ankara’da TARLA’nın ilk ışınlama deneyi başarıyla tamamlandı: Uzay ve tıp araştırmaları için yeni adım

Ankara Üniversitesinin Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı'nda (TARLA) gerçekleştirilen ilk malzeme ışınlama deneyinde, cam ve pleksiglas örneklerinin radyasyona verdiği tepkiler incelendi. Süperiletken hızlandırıcı teknolojisinin kullanıldığı çalışma, uydu sistemlerinden savunma sanayisine ve nükleer tıp araştırmalarına kadar farklı alanlar için yeni olanaklar sunuyor.

Habere ait görsel · Karadeniz Tellalı foto servisi

Ankara Üniversitesinin Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı’nda (TARLA) gerçekleştirilen ilk malzeme ışınlama deneyinde, cam ve pleksiglas örneklerinin radyasyona verdiği tepkiler incelendi. Süperiletken hızlandırıcı teknolojisinin kullanıldığı çalışma, uydu sistemlerinden savunma sanayisine ve nükleer tıp araştırmalarına kadar farklı alanlar için yeni olanaklar sunuyor.

Türkiye’nin parçacık hızlandırıcı teknolojileri alanındaki araştırma altyapısında önemli bir aşama kaydedildi. Ankara Üniversitesi öncülüğünde kurulan Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı’nda (TARLA), tesisin ilk malzeme ışınlama deneyi başarıyla gerçekleştirildi.

Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) 20 Ekim 2026’da duyurduğu çalışmanın, mayıs ayında Ankara Üniversitesinin Gölbaşı yerleşkesinde yapıldığı belirtildi.

Deney kapsamında araştırmacılar, süperiletken hızlandırıcı modülleri kullanılarak hızlandırılan elektronlardan elde edilen gama ışınlarını cam ve pleksiglas örneklerine uyguladı.

Işınlama sonrasında cam örneklerinde renk değişiklikleri, pleksiglasta ise yapısal değişimler ve kırılmalar gözlemlendi.

Bu sonuçlar, Türkiye’de kurulan hızlandırıcı altyapısının malzemelerin yüksek enerjili radyasyon karşısındaki davranışlarını deneysel olarak incelemek amacıyla kullanılabildiğini gösterdi.

Cam ve pleksiglas neden ışınlandı?

Deneyde kullanılan malzemelerin seçimi tesadüfi değil.

Cam ve pleksiglas gibi şeffaf malzemeler, optik sistemlerden elektronik cihazlara kadar çok sayıda teknolojik uygulamada kullanılıyor.

Özellikle uzayda çalışan cihazlar için radyasyona dayanıklılık kritik öneme sahip.

Uydulardaki kamera lensleri, optik sensörler ve başka bileşenler, görev süreleri boyunca farklı türlerde radyasyona maruz kalabiliyor. Bu durum bazı malzemelerin optik veya fiziksel özelliklerini değiştirebiliyor.

TARLA’da gerçekleştirilen ışınlama deneyleri, malzemelerin kontrollü koşullarda radyasyona maruz bırakılarak nasıl tepki verdiklerinin incelenmesine olanak sağlıyor.

Böylece araştırmacılar, belirli kullanım koşulları için daha dayanıklı malzemelerin geliştirilmesine yardımcı olabilecek veriler elde edebilecek.

Ancak bir malzemenin radyasyona verdiği tepkinin tek bir deneyle bütünüyle belirlenmesi mümkün değil. Farklı radyasyon türleri, dozlar ve çevresel koşullar için ayrıca testler yapılması gerekiyor.

Süperiletken hızlandırıcı teknolojisi kullanıldı

TARLA’daki deneyin en önemli teknik yönlerinden biri, elektronların süperiletken hızlandırıcı modülleriyle hızlandırılması oldu.

Bu teknoloji, uygun koşullarda elektriksel direnci çok düşük seviyelere indiren süperiletken bileşenlerden yararlanıyor.

Parçacık hızlandırıcılarında kullanılan süperiletken radyo frekans sistemleri, elektron demetlerine kontrollü biçimde enerji aktarılmasını sağlıyor.

Hızlandırılan elektronlardan elde edilen yüksek enerjili ışınım ise malzeme araştırmalarında kullanılabiliyor.

TARLA Hızlandırıcı Birim Yöneticisi Barış Yıldırım Demir, çalışmanın önemini değerlendirirken Türkiye’de ilk kez süperiletken modüller kullanılarak elektronların hızlandırıldığını açıkladı.

Ankara Üniversitesi Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsünün teknik tanıtımına göre TARLA, elektron hızlandırıcısının yanı sıra serbest elektron lazeri üretimine yönelik altyapısıyla da tasarlandı.

Tesisin hedefleri arasında araştırmacılara deneysel ışınım olanakları sunmak, hızlandırıcı teknolojilerinde uzman yetiştirmek ve yerli teknoloji geliştirme çalışmalarını desteklemek bulunuyor.

Uzay teknolojileri ve savunma sanayisinde kullanım potansiyeli

TARLA’nın ilk deneyinden elde edilen sonuçların özellikle uzay teknolojileri açısından değerlendirilmesi bekleniyor.

Uzaydaki radyasyon ortamı, Dünya yüzeyindeki koşullardan önemli ölçüde farklı.

Bu nedenle uydu üreticilerinin elektronik ve optik bileşenlerin dayanıklılığını değerlendirmek için özel test altyapılarına ihtiyacı bulunuyor.

TARLA Müdürü Dr. Özlem Karslı, radyasyona maruz kalan uydu camları ve kamera lensleri üzerinde çalıştıklarını belirterek bu araştırmaların söz konusu bileşenlerin iyileştirilmesi ve yeniden kullanılmasına yönelik çalışmalar açısından önem taşıyabileceğini ifade etti.

Benzer testlerin savunma sanayisinde kullanılan optik sistemlerin geliştirilmesine de katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Araştırma altyapısının olası kullanım alanları bununla sınırlı değil.

Otomobil ve cep telefonları dahil pek çok üründe kullanılan malzemelerin radyasyon karşısındaki davranışlarının incelenmesi de gelecekte yürütülebilecek çalışmalar arasında bulunuyor.

Kanser araştırmalarına da katkı sağlayabilir

Parçacık hızlandırıcıları yalnızca fizik ve malzeme bilimi için kullanılmıyor.

Bu teknolojiler, tıbbi görüntüleme ve nükleer tıp alanlarında da önemli uygulamalara sahip.

TARLA yönetiminin açıklamalarına göre tesis, gelecekte tıbbi görüntüleme ve kanser tedavisinde kullanılabilecek izotoplara ilişkin ön araştırmalara da katkı sağlayabilecek.

Bununla birlikte TARLA’da gerçekleştirilen ilk ışınlama deneyi, tıbbi bir ilaç üretimi veya kanser tedavisi deneyi değildi.

Çalışma, cam ve pleksiglas örneklerinin radyasyona verdiği tepkilerin araştırılmasına odaklandı.

Türkiye’de tıbbi radyoizotop üretimi alanında faaliyet gösteren bir başka altyapı ise Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) bünyesinde bulunuyor.

TENMAK’ın Ankara’daki 30 megaelektronvolt (MeV) kapasiteli Proton Hızlandırıcı Tesisi, özellikle nükleer tıpta kullanılan radyoizotopların üretimi için kullanılıyor.

Kurumun resmî açıklamasına göre burada flor-18, iyot-123, indiyum-111, galyum-67 ve talyum-201 gibi izotopların üretimi gerçekleştiriliyor.

Bu izotopların bazıları PET ve SPECT gibi tıbbi görüntüleme yöntemlerinde kullanılıyor.

Ancak TENMAK’ın proton hızlandırıcısı ile Ankara Üniversitesinin TARLA elektron hızlandırıcısı, farklı kurumlar tarafından işletilen ve farklı teknik özelliklere sahip iki ayrı araştırma altyapısı.

Türkiye’nin hızlandırıcı teknolojisindeki birikimi büyüyor

Parçacık hızlandırıcıları, ileri teknoloji araştırmalarının temel araçları arasında yer alıyor.

Bu tesisler yalnızca yüksek enerjili parçacıklar üretmekten ibaret değil. Aynı zamanda hassas elektronik sistemler, yüksek vakum teknolojileri, parçacık demeti kontrolü, radyo frekans mühendisliği ve gelişmiş ölçüm yöntemleri gerektiriyor.

Dolayısıyla bir hızlandırıcının geliştirilmesi ve işletilmesi, farklı mühendislik ve bilim disiplinlerinde uzmanlık oluşturulmasını da sağlıyor.

TARLA’nın ilk malzeme ışınlama deneyini tamamlaması, bu altyapının araştırmalarda kullanılmasına yönelik somut bir ilerleme niteliği taşıyor.

Bununla birlikte tesisin bütün araştırma hedeflerine ulaştığını söylemek için erken. Farklı deneylerin gerçekleştirilmesi, sonuçların değerlendirilmesi ve kullanıcı araştırmalarının genişletilmesi sonraki aşamalar arasında bulunuyor.

TARLA’daki ilk deneyin asıl önemi, cam ve pleksiglasın radyasyonla değişime uğramasından çok, bu değişimlerin Türkiye’de geliştirilen hızlandırıcı altyapısıyla kontrollü biçimde incelenebilmesinde yatıyor.

Bu kapasite, ilerleyen dönemde uzay teknolojileri, malzeme bilimi, optik sistemler ve tıbbi araştırmalarda yeni projelere zemin hazırlayabilir.

İlgili Haberler