Monday, 2 November 2026 | İstanbul 20°
USD/TRY 49,86 ▲ EUR/TRY 55,82 ▲ GBP/TRY 67,02 ▲ CHF/TRY 60,83 ▲
SON DAKİKA
Carlson’dan İran’a olası nükleer saldırı iddiası: Trump’ın kararını 7 Kasım’a kadar verebileceğini öne sürdü Kremlin boru hatlarını döşedi, şartları Ankara ve Pekin belirliyor: Rus gazındaki yön değişiminden kim kazançlı çıkıyor? WSJ: ABD, Rus gazının Avrupa’ya dönüşü için seçenekleri değerlendiriyor Bruegel uzmanlarından AB’ye uyarı: Türkiye ve Asya dışlanmamalı Dolar/TL 49,97, euro/TL 55,91 seviyesinde Yekpare sergisi Muradiye Müzesi’nde açıldı Carlson’dan İran’a olası nükleer saldırı iddiası: Trump’ın kararını 7 Kasım’a kadar verebileceğini öne sürdü Kremlin boru hatlarını döşedi, şartları Ankara ve Pekin belirliyor: Rus gazındaki yön değişiminden kim kazançlı çıkıyor? WSJ: ABD, Rus gazının Avrupa’ya dönüşü için seçenekleri değerlendiriyor Bruegel uzmanlarından AB’ye uyarı: Türkiye ve Asya dışlanmamalı Dolar/TL 49,97, euro/TL 55,91 seviyesinde Yekpare sergisi Muradiye Müzesi’nde açıldı
Ana Sayfa / Dünya / Haber
DÜNYA 3 dk okuma

Bruegel uzmanlarından AB’ye uyarı: Türkiye ve Asya dışlanmamalı

Bruegel uzmanları, Almanya ve Fransa’nın “Made in Europe” planının AB’yi ticari ortaklarından uzaklaştırabileceğini belirterek “Made with the EU” yaklaşımını önerdi.

Kaynak: Karadeniz Tellalı

Almanya ve Fransa’nın otomotiv sektörünü desteklemek amacıyla gündeme getirdiği “Made in Europe” planının, Avrupa Birliği’ni küresel ticarette yalnızlaştırabileceği ve bölgenin rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısı yapıldı.

Bruegel düşünce kuruluşundan üç uzmanın Handelsblatt gazetesinde yayımlanan ortak makalesinde, yalnızca AB’de üretilen elektrikli araçlara sübvansiyon verilmesini öngören yaklaşımın ticari ortaklıkları zedeleyebileceği belirtildi. Uzmanlar, planın Dünya Ticaret Örgütü kuralları ve Japonya, Güney Kore, Birleşik Krallık, Türkiye ve Fas ile imzalanan serbest ticaret anlaşmalarıyla çelişebileceğini ifade etti.

“Made with the EU” önerisi

Makalede, dar kapsamlı korumacılık yerine “Made with the EU” (AB ile birlikte üretildi) modeline yönelinmesi önerildi. Uzmanlar, Türkiye ve Fas’ın yanı sıra Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık gibi tedarik zincirlerinde önemli yeri olan ülkelerin sistemin dışında bırakılmaması gerektiğini kaydetti. Çin kaynaklı risklerin ise sıkı menşe kurallarıyla sınırlandırılabileceğini belirtti.

Uzmanlar ayrıca Avrupa Komisyonu’na, serbest ticaret ortaklarıyla tedarik pazarlarına erişim ve elektrikli araçların ortak teşviki konularında müzakere yetkisi verilmesini tavsiye etti. Benzer bir iş birliği modelinin yeşil çelik gibi alanlarda da uygulanabileceği belirtildi. Makalede, korumacı adımların dizel fiyatlarındaki artışla birlikte AB’nin 2040 iklim hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Merz, Asya’daki itirazları gündeme taşıyacak

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Doğu Asya’ya yaptığı beş günlük ziyaret sırasında “Made in Europe” planına yönelik tepkilerle karşılaştı. Güney Kore ve Japonya, düzenlemenin otomotiv sektörlerine ve AB ile ticari ilişkilerine zarar verebileceği yönündeki kaygılarını dile getirdi. Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung da ülkesinin AB üyesi devletlerle aynı muameleyi görmesi için Merz’den destek istedi.

Merz, bölgedeki tepkilerin yoğunluğunun kendisini “bir ölçüde şaşırttığını” söyledi. Fransa-Almanya önerisinin Singapur, Japonya ve Güney Kore’de Avrupa’nın yeni bir korumacılık dalgasına yöneldiği kaygısı yarattığını kabul eden Merz, itirazları “çok ciddiye alacaklarını” belirtti. Konuyu 13 Kasım’da Dublin’de yapılacak gayriresmî AB liderler zirvesinde gündeme getireceğini açıkladı.

İran’daki çatışmanın enerji maliyeti

Seul’de konuşan Merz, sekiz aydır süren İran savaşının ekonomik etkilerine de değindi. Çatışmanın askerî yöntemlerle çözülemeyeceğini belirten Almanya Başbakanı, ülkesinin savaşın sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerini koordine edip yoğunlaştırdığını söyledi.

Merz, yükselen enerji fiyatları nedeniyle Avrupa’daki şirketler ve tüketicilerin 100 milyar avronun üzerinde ek maliyetle karşılaştığını ifade etti. Çatışmanın mümkün olan en kısa sürede sona ermesinin ekonomik açıdan da Avrupa’nın çıkarına olduğunu kaydetti.

Benzer bir gündem başlığında, Rusya-Afrika Zirvesi’ndeki anlaşmaların Türkiye’ye olası etkileri ele alınıyor.

İlgili Haberler