Fidan: İsrail, yalnızca Türkiye’nin değil tüm dünyanın sorunu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NATO Zirvesi’nde Erdoğan ile Trump’ın Ankara’da bir araya geleceğini söyledi; CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için siyasi irade bulunduğunu, süreçte Kongre ve lobilerin etkisinin hissedildiğini belirtti. İsrail’in eylemlerini ise “tüm dünyanın sorunu” olarak niteledi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk’te katıldığı canlı yayında dış politika ve güvenlik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacağını belirttiği NATO Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşeceğini söyledi.
Fidan, ABD ile ilişkilerde ticaret, ekonomi, eğitim ve teknoloji alanlarında olumlu bir seyir bulunduğunu, jeopolitik başlıklarda ise geçmişte yaşanan sorunların etkisinin sürdüğünü ifade etti. Obama döneminde Suriye’de izlenen politika değişikliğinin ve YPG’ye verilen desteğin Türkiye’nin milli güvenliğine tehdit oluşturduğunu, Trump’ın ikinci döneminde bu yaklaşımın terk edildiğini savundu.
CAATSA yaptırımlarına ilişkin olarak Fidan, “kaldırılması yönünde güçlü bir irade” bulunduğunu belirtti; geçen yıl Washington’da Erdoğan ve Trump’ın bu konuda mutabık kaldığını, bakanlıklara çözüm için talimat verildiğini aktardı. Yaptırımların yasama süreçleri nedeniyle Kongre’de farklı dinamiklerin devreye girebildiğini, Türkiye aleyhindeki çevrelerin ve lobilerin etkisinin hissedildiğini söyledi. Savunma sanayii alanındaki kısıtlamaların rasyonel olmadığını, ABD’nin NATO üyesi olmayan ülkelere dahi satış yaparken Türkiye’ye yönelik engellerin sorun teşkil ettiğini dile getirdi. Halkbank davası ve diğer idari yaptırımların kaldırılması yönünde de çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
İsrail’in eylemlerini “yalnızca Türkiye’nin değil tüm dünyanın sorunu” olarak nitelendiren Fidan, Lübnan’da barışın sağlanmasının önemine ve Gazze’de ateşkes/çözüm çabalarında dönem dönem ABD ile eşgüdüm imkânı bulunduğuna işaret etti. Türkiye-ABD ilişkilerinin iyi seyrettiği dönemlerde bölgesel istikrarın olumlu etkilendiğini söyledi.
Bölgesel işbirliği ve eşgüdüm arayışlarına değinen Fidan, Ortadoğu’da çeşitli ülkelerle yürütülen temasların siyasi sembolizm açısından dahi önemli olduğunu, bunun daha stratejik sonuçlar üretecek bir mekanizmaya dönüşebileceğini belirtti. Benzer yaklaşımın Kafkaslar, Balkanlar ve Afrika gibi alanlarda da sürdüğünü ifade etti.
Küresel güvenlik ortamını değerlendirirken Fidan, Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kendini bu denli tehdit altında hissetmediğini, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, ABD’nin rolünü yeniden tanımlama çabası ve Çin’in yükselişiyle ticaret ve teknoloji alanlarında yeniden dağılım yaşandığını söyledi. Birçok krizin kesiştiği bu dönemde Türkiye’nin süreci yönetme sorumluluğu aldığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun erimli liderlik vizyonunun bu çabalarda etkili olduğunu ifade etti.
