NATO Zirvesi sonrası Türkiye’nin savunma rotası: S-400, F-35, KAAN ve SAMP/T
Al-Monitor analizine göre Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programına dönüşün yeniden değerlendirilmesi, S-400 meselesine çözüm arayışı, SAMP/T tedariki ve İngiltere ile yeni savunma ortaklığı gibi başlıklarda süreci hızlandırdı.
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılan NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye’nin savunma gündeminde bir dizi başlık öne çıktı. Al-Monitor’da yer alan analize göre Ankara, ABD yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programına dönüş konularının yeniden ele alınması, S-400 sistemine ilişkin çözüm arayışları, Avrupa yapımı SAMP/T hava savunma sistemi tedariki ve İngiltere ile savunma iş birliğinin derinleştirilmesi dosyalarında ivme kazandı.
Zirveye ev sahipliği yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara’yı ziyaret eden ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmelerde, Washington’ın Türkiye’ye S-400 nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldırma ve F-35 programına dönüş ihtimalini yeniden değerlendireceği bildirildi. Analize göre bu açıklamalar, uzun süredir devam eden S-400 krizinin çözümüne yönelik süreci hızlandırdı.
Aynı analiz, Türkiye’nin S-400 sistemlerini Birleşik Arap Emirlikleri veya Katar’a satma seçeneğini değerlendirdiğini ileri sürdü. Konuya ilişkin Moskova’nın tutumuna dair Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, S-400’lerin geleceği konusunda Ankara ile temas halinde olduklarını doğruladı; meselenin hassasiyeti nedeniyle görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
NATO Zirvesi kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden iki partili ABD Kongresi heyeti, temaslarda ilerleme kaydedildiğini ancak önemli ayrıntıların henüz netleşmediğini açıkladı. Temsilciler Meclisi üyesi Mike Turner, Kongre’ye aktarılan bilgilerin umut verici olduğunu söyledi. Atlantik Konseyi Türkiye Programı’ndan Rich Outzen ise CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının mümkün göründüğünü, ancak bunun ABD yasalarındaki koşulların karşılanmasına ve Kongre’de yeterli desteğin korunmasına bağlı olduğunu ifade etti.
Trump yönetiminin, Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN programında kullanılmak üzere 80 adet General Electric F110 motorunun satışına ilişkin paketi Kongre’ye resmen bildirdiği de aktarıldı.
SAMP/T dosyasında da hareketlilik yaşandı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, hem Patriot hem de SAMP/T sistemlerinin değerlendirildiğini açıklarken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye, Fransa ve İtalya arasında teknik çalışmaların sürdüğünü doğruladı. Henüz nihai bir mutabakata varılmadı; olası bir anlaşmanın yeni nesil SAMP/T sistemiyle birlikte teknoloji transferi ve ortak üretim unsurlarını içerebileceği ifade edildi.
Zirvenin bir diğer sonucu, Türkiye ile İngiltere arasında yeni savunma ortaklığı anlaşmasının imzalanması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın imzaladığı anlaşmanın; caydırıcılık, savunma, askeri iş birliği, savunma sanayisi, teknoloji, siber güvenlik, hibrit tehditler, terörle mücadele, sivil hazırlık ve uzay başlıklarında yeni istişare mekanizmaları oluşturacağı ve iki NATO müttefikinin savunmaya yönelik ortak taahhüdünü güçlendireceği belirtildi.

Benzer bir gündem başlığında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı övmesi ve Türkiye’ye F-35 satışı konusunda olumlu sinyal vermesinin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Trump’la telefonla görüşerek Türkiye’ye ilişkin endişelerini ilettiği; İsrail basınına göre bu temasın ABD’de F-35 satışına muhalefeti güçlendirme ve gerekirse Trump’la karşı karşıya gelebileceğini gösterme hedefi taşıdığı aktarılıyor: Netanyahu’nun Türkiye’ye F-35 olasılığı sonrası Trump’la görüşmesi.