Lavrov: Avrupa ile savaşa girme niyetimiz yok
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BM Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta, Rusya’nın Avrupa ile savaşa girme niyetinin olmadığını söyledi. Lavrov, Rusya-Ukrayna müzakereleri, ABD ile ilişkiler, Gazze kararları, Türkiye’deki S-400’ler ve Suriye Kürtleri hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BM 81. Genel Kurulu kapsamında New York’taki BM merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya’nın Avrupa ile savaşa girme niyeti bulunmadığını söyledi. Lavrov, “Bu tamamen saçmalık. Ancak Avrupa’nın bizimle savaşmaya hazırlandığını her gün teyit ettiklerini görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Lavrov, Avrupalı yetkililerin en geç 2030’a kadar savaşa hazır olmaları gerektiğine dair açıklamalar yaptığını öne sürerek, Avrupa’nın silah üretimine büyük miktarda kaynak ayırdığını savundu. Bu yaklaşımın “kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete” dönüşebileceğini belirten Lavrov, Rusya’nın Avrupa’ya saldırma niyetinin olmadığını ancak aksi bir senaryoda saldırıya uğrayabileceklerini dile getirdi.
Rusya-Ukrayna müzakerelerine ilişkin olarak Lavrov, Moskova açısından bir güven eksikliği bulunmadığını söyleyerek, İstanbul’daki ikili görüşmelerin ve ABD’nin de dahil olduğu Abu Dabi’deki üçlü temasların sürdüğünü, ancak bu turların Rusya tarafından değil karşı tarafça sona erdirildiğini iddia etti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin “Batı’nın tam kontrolü altında” olduğunu savunan Lavrov, Avrupa’nın krizin çözümüne katkısına bakıldığında “bu kişilerle anlaşmaya varmanın imkansız” olduğunu öne sürdü.
ABD ile ilişkilere dair değerlendirmesinde Lavrov, Donald Trump yönetimiyle çeşitli formatlarda düzenli diyalog yürütüldüğünü ancak bununla eşzamanlı olarak ABD’nin Rusya’yı küresel ekonomiden dışlamaya dönük bir politika izlediğini söyledi. Ukrayna meselesinin ortadan kaldırılması gerektiğini, bunun Rusya ile ABD arasında karşılıklı faydaya dayalı yeni bir dönemin önünde engel oluşturduğunu savunan Lavrov, günümüz dünyasında tek bir gücün küresel sorunları tek başına çözmesinin mümkün olmadığını ve çok kutupluluğun kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Lavrov, Washington’ın İran tarafından önerilen 7 günlük bir planı reddettiğini ifade ederek, en üst düzeyde imzalandığını hatırlattığı “İslamabad Mutabakatı”na geri dönülmesi gerektiğini söyledi.
Gazze bağlamında BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararının tam olarak uygulanmamasına değinen Lavrov, bunun “haber değeri taşımadığını” savundu ve uyulmamasının arkasında “Batı’nın ilerlettiği gizli gündemin” bulunduğunu iddia etti. Rusya ve Çin’in söz konusu oylamada çekimser kaldığını anımsatan Lavrov, taslak metinde BM’nin Filistin meselesindeki rolüne atıf yapılmamasını gerekçe gösterdi.
Türkiye’de konuşlu S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye transferi olasılığına ilişkin soruyu yanıtlayan Lavrov, her türlü teklifin değerlendirileceğini ancak böyle bir adım için Rusya’nın onayının gerektiğini söyledi. Sistemlerin gönderileceği ülkenin “sorumlu davranması” ve Rusya ile “dostane ilişkilere sahip” olması gerektiğini belirten Lavrov, yeniden ihracatın önlenmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Avrupalı ülkelerin Afrika, Asya, Latin Amerika ve Arap dünyasından silah tedarik edip sonrasında bunları Ukrayna’ya aktardıklarını öne süren Lavrov, bu tür ihlallerin yaşanmayacağına dair güvence talep etti.
Suriye’deki Kürtlerin durumuna ilişkin soruda Lavrov, ABD’nin eski Başkan Donald Trump döneminde Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilme sinyali verdiği süreçlerde Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Rusya’dan yardım istediğini, ABD’nin geri dönmesiyle SDG’nin ilgisinin azaldığını söyledi. SDG’nin Suriye hükümetiyle anlaşmayı kabul ettiğini kaydeden Lavrov, Suriye’de Kürtçenin yasaklandığına dair bir şey duymadığını belirterek, Ukrayna yönetimini “milliyetçi ve Nazi ideolojileri” uygulamakla suçladı.


Benzer bir gündem başlığında, Batılı istihbarat kaynaklarının Kremlin’den resmi bir ilan gelmeden yeni bir personel toplama sürecine hazırlık yapıldığı iddiası ile 300 bin kişilik seferberlik olasılığı ve hibrit tehditlerin artabileceğine dair değerlendirmelerin Avrupa’da endişeleri artırdığı Avrupa’daki güvenlik alarmı ve Rusya’nın ‘sessiz seferberlik’ hazırlığı iddiası ele alınıyor.