Wednesday, 22 July 2026 | İstanbul 24°
USD/TRY 38,42 EUR/TRY 41,87 ALTIN 3 240 BIST 100 10 740
SON DAKİKA
Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi CHP’den istifa etti; AKP’ye katılacağı iddia ediliyor Altın fiyatları salı gününe yükselişle başladı AFAD ve Kandilli: 21 Temmuz 2026’da 3.0 ve üzeri deprem kaydı yok Benzin ve motorinde zam sonrası 21 Temmuz 2026 akaryakıt fiyatları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kıbrıs’ta çözüm iki egemen devlet temelinde olmalı Uraloğlu: Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi ‘mavi vatan’da çıkarları koruyacak Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi CHP’den istifa etti; AKP’ye katılacağı iddia ediliyor Altın fiyatları salı gününe yükselişle başladı AFAD ve Kandilli: 21 Temmuz 2026’da 3.0 ve üzeri deprem kaydı yok Benzin ve motorinde zam sonrası 21 Temmuz 2026 akaryakıt fiyatları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kıbrıs’ta çözüm iki egemen devlet temelinde olmalı Uraloğlu: Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi ‘mavi vatan’da çıkarları koruyacak
Ana Sayfa / Ekonomi / Haber
EKONOMI 2 dk okuma

17-25 Aralık ve 15 Temmuz’un ekonomiye maliyetinin 500 milyar doları aştığı belirtiliyor

Değerlendirmelere göre 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin Türkiye ekonomisine dolaylı maliyeti 500 milyar doları aştı. Kur, borsa ve faizlerde sert dalgalanmalar yaşanırken yabancı sermaye girişleri ve kişi başı gelirde gerileme görüldü.

Kaynak: Karadeniz Tellalı

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile ilişkilendirilen 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin, Türkiye ekonomisinde kalıcı etkiler bıraktığı değerlendiriliyor. Çeşitli hesaplamalara göre söz konusu süreçlerin dolaylı maliyeti 500 milyar doları aştı. Türkiye nüfusu dikkate alındığında bunun kişi başına yaklaşık 6 bin dolara karşılık geldiği ifade ediliyor.

17-25 Aralık operasyonlarının ardından döviz kuru ve piyasalarda belirgin oynaklık görüldü. 16 Aralık 2013’te 1,94 seviyesinde kapanan dolar/TL, operasyonların başlamasıyla yılı 2,15 seviyesinde tamamladı; kur 2014 Mart’ta 2,30 seviyesine yaklaştı. Aynı dönemde BIST 100 endeksi 93.178,87 puanla tarihi zirveyi gördükten sonra 2013’ün son işlem gününü 67.801,73 puandan kapattı. Devlet borçlanma faizleri yüzde 4,61’e kadar geriledikten sonra 2014 Mart’ta yüzde 12 seviyelerine çıktı.

2015 sonrası sınırlı toparlanma işaretlerinin ardından, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimiyle piyasalarda yeniden sert dalgalanmalar yaşandı. BIST 100 endeksi, sonrasındaki ilk işlem gününde yüzde 7,08 düşüşle geriledi. Dolar/TL kuru 14 Temmuz’da 2,87 seviyesindeyken, darbe girişimine ilişkin haberlerle 3,02’ye yükseldi.

Olağanüstü koşulların ardından ekonomi teknik resesyon riskiyle karşı karşıya kaldı. TCMB, Borsa İstanbul ve ekonomi yönetiminin aldığı tedbirler toparlanmaya katkı sağlasa da ekonomi 2016’nın üçüncü çeyreğinde yüzde 0,8 daraldı; yılın son çeyreğinde yeniden büyümeye döndü.

Yabancı sermaye ilgisi bu dönemde zayıfladı. Doğrudan yabancı yatırım 2015’te 19,3 milyar dolar iken, 2020’de 7,7 milyar dolara geriledi; 2023’te 10,7 milyar dolara yükseldi. Kişi başı milli gelir 2013’te 12.582 dolardan 2020’de 8.600 dolara indi; 2023’te 13.243 dolara çıktı. Buna karşın, söz konusu dönemde beklenen seviyenin yaklaşık 19.600 dolar olacağı ifade ediliyor.

Derecelendirme kuruluşlarının not indirimleri, Türkiye’nin gri listeye alınması ve merkezi yönetim bütçe açığının GSYH’ye oranının 2015’te yüzde 1’den 2020’de yüzde 3,2’ye yükselmesi gibi gelişmelerin, ülkenin ekonomik algısı üzerinde olumsuz etki yarattığı belirtiliyor.

Kaynak: Sabah

Konuya ilişkin bir başka başlıkta, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Temmuz-Eylül 2026 döneminde 1 trilyon 500,3 milyar TL iç borç servisine karşılık 1 trilyon 538 milyar TL iç borçlanma ve toplam 1 trilyon 655,8 milyar TL finansman ihtiyacı öngördüğünü, dış borçlanma planlanmadığını belirten Hazine’nin Temmuz-Eylül 2026 iç borçlanma takvimi kısa vadeli borç yönetimi görünümüne dair ek bağlam sunuyor.

İlgili Haberler