Rüzgar ve güneşin elektrik üretimi ile kurulu güçteki payı 10 yılda belirgin şekilde arttı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına göre, güneşin elektrik üretimindeki payı 2016’daki yüzde 0,4’ten Temmuz 2026’da yüzde 11,6’ya, rüzgarın payı ise yüzde 5,7’den yüzde 12,1’e çıktı. Toplam kurulu güç 126.476 MW’a yükselirken güneş 27.507 MW, rüzgar 15.358 MW seviyesine ulaştı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının paylaştığı verilere göre, Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarındaki ivme, güneş ve rüzgarın elektrik üretimindeki payını son 10 yılda belirgin şekilde artırdı. Güneşin elektrik üretimindeki payı 2016’da yüzde 0,4 iken Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 11,6’ya yükseldi. Aynı dönemde rüzgarın payı yüzde 5,7’den yüzde 12,1’e çıktı.
Bakanlık, 2016’da devreye alınan “Milli Enerji ve Maden Politikası” sonrasında güneş ve rüzgar alanlarında kaydedilen ilerlemenin, üretim içindeki pay artışlarına yansıdığını belirtti.
Kurulu güç tarafında da benzer bir tablo oluştu. Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü Temmuz 2026 sonunda 126.476 megavata ulaştı. Bu dönemde güneşin kurulu gücü 27.507 megavat ile toplamın yüzde 21,7’sini, rüzgarın kurulu gücü ise 15.358 megavat ile yüzde 12,1’ini oluşturdu. Güneş ve rüzgarın toplam kurulu gücü 42.865 megavata (yüzde 33,8 pay) çıktı.
Güneş enerjisinden elektrik üretimi, haziranda kırılan rekorun ardından temmuzda da en yüksek aylık seviyeye ulaştı. Temmuzdaki üretim 5,37 milyar kilovatsaat olarak kayıtlara geçti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Güneşin elektrik üretimindeki payını 28 kat artırarak yüzde 11,6’ya, rüzgarın payını ise yüzde 12,1’e yükselttik. Güneş ve rüzgarda toplam kurulu gücümüz yaklaşık 43 bin megavata ulaştı. Bu dönüşüm, Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimizin yanı sıra daha temiz bir enerji geleceği için attığımız somut adımların da güçlü bir göstergesidir. Yenilenebilir enerjide elde ettiğimiz bu büyük başarıyı, Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’de ortaya koyacağımız yeni hedeflerle daha ileri bir seviyeye taşıyacağız” dedi.

Benzer bir gündem başlığında, Türkiye’nin küresel elektrifikasyon hedefi kapsamında 2035’e kadar oranı yüzde 21’den yüzde 35’e çıkarma yöneliminin enerji ve iklim alanındaki uluslararası aktörlerden güçlü destek gördüğü; uzmanların bu hedef için uzun vadeli politikalarla birlikte şebeke ve depolama yatırımları ile finansmanın hızla mobilize edilmesini istediği belirtiliyor.